 |
e-bülten |
 |
|
Yeni İş Kanununun Düzenleme Mantığı |
|
Avukat - Ahmet Emin ŞAHİN |
|
Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk İş
Kanunu 08/06/1936 tarihli olan 3005 sayılı İş Kanunudur. Bu
kanunun temelinde, yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyetinde devlet
ağırlıklı bir sanayi ve ticaret anlayışı içerisinde ki dünya
konjüktörüne göre işçi-işveren ilişkilerinin düzenlenmesi bulunmaktadır.Bu kanunda hem bireysel iş
hukuku hem de kollektif iş hukuku birlikte
yer almıştır. İş yerlerinde işçi temsilciliği adı altında bir
düzenleme yer almıştır. Ana ilkesi, işçi ile işveren arasındaki
devlet müdahalesinde ve kanunun koyduğu katı kurallar içerisinde
işçi-işveren ilişkilerini düzenlemektir. Önceleri “Kıdem
Tazminatı” bulunmayan bu kanunda, İhbar Önelleri işçiye
iş güvencesi olarak düşünülmüş, fakat daha sonra bu amacı
gerçekleştiremediği görülmesi üzerine Kıdem Tazminatı kanuna
sonradan eklenmiştir.
Dünyada değişen devletçi
yönetimden, Sosyal Demokrat ağırlıklı yönetime eğilim nedeni ile
3008 sayılı iş kanunu revize edilmiş, günün ekonomik ve sosyal
olaylara bakış mantığını içeren 931 sayılı iş kanunu 12/08/1967
tarihinde iş hayatındaki yerini almıştır. Ancak, kanun Anayasa
Mahkemesinin 14/05/1970 tarih ve 67/40 E, 70/26 K sayılı
kararı ile iptal edilmiştir. Bu kanun, temel olarak 3008 sayılı İş
Kanununu esas almış, ancak ticaret ve sanayi hayatında özel sektörün
yükselmeye başlaması ile, onların işçi-işveren ilişkilerine
müdaheleci olarak sadece bireysel iş hukukunda standart zamanlı
“Hizmet Akitleri” türlerinden olan Tam Zamanlı Hizmet Akitini düzenlemiştir. Bilindiği üzere bu
tarihte bu tarihte 1961 Anayasası gereği 24 Temmuz 1963 yılında
yürürlüğe giren “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Grev-Lokavt
Kanunu” yürürlükte bulunmakta idi. Bu nedenle 931 sayılı
kanunun sadece bireysel iş hukukunu düzenlemesi bu açıdan normal ve
tabii karşılanmıştır.
931 sayılı kanunun Anaya
Mahkemesince iptalinden sonra, 1475 sayılı İş Kanunu 01/09/1971
tarihindeki Resmi Gazete’ nin 13943 sayılı nüshasında yayımlanarak
yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun temel felsefelerinden birisi, İnsan
Kaynakları esaslı değil, endüstri ilişkiler kaynaklı bir kanun olup,
düzenleme ve şekil itibari ile bilgisayar ve bilgi toplumuna uzak
bir kanundur. Kanunun pek çok maddesi manuel tabir edebileceğimiz
bir yapıdadır. 941 sayılı kanunun adeta aynısı olan bu kanunun Kıdem
Tazminatını düzenleyen 14.maddesi sık sık ve üzerinde doktora
tezlerine neden olabilecek kadar esaslı değişikliklere uğramıştır.
Bu kanun da bir önemli
değişiklik ise, “Haftalık” çalışma süresinin 48 saat”ten 45
saate indirilmesidir. Kanun, 1968 olaylarının da etkisinde
kalarak kırma ekonomik nedende, devletin müdaheleci sistemi
içerisinde, sadece mutlak işçiyi koruma ilkesi altında
düzenlenmiştir. Bireysel olarak ihtiyaçlarına uygun çalışma
şartlarının düzenlenebileceği, buna bağlı olarak işveren ile
alternatif görüşmeler ve sistem düşünülmemiştir. Bu kanunda bireyi
mutlu eden standart ve tam zamanlı Hizmet Akti türü dışında bir akit
türü de yer almamıştır. Gerek 1475 sayılı İş Kanunu gerekse
07/05/1983 tarih ve 18040 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan
Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi Grev-Lokavt Kanunu,işyerinde
tek tip bir çalışma ve Hizmet Akti düzenleme esasında hareket
etmiştir.
1980’lerden sonra, dünyada
başlayan ve liberalizm olarak adlandırılan, ferdi ön plana çıkaran,
mutluluğunu ve ihtiyaçlarını esas alan yeni dünya görüşü uzunca bir
süre Türk İş Hukukunda yerini almamıştır. Yeni dünyanın işçi-işveren
ilişkilerinde ki temel felsefe; ferde uzun ve istikrarlı iş huzuru
ve iş güvencesi sağlarken, iş yerinin devamlılığı ve iş yerinin
yaşatılması için gerekli her türlü fedakarlığın taraflarca
yapılmasıdır. Maalesef, bu düşünce sistemi Türk İş Hukukuna oldukça
gecikerek ve eksik olarak girmiştir.
Dünyadaki önüne geçilemez
liberalizm akımının sonucu, doğu-batı blokları birleşmiş, kutuplaşma
ve paktlar sona ermiştir. Artık işçi ile işveren karşılıklı iki
kutup değil, birlikte yaşamak zorunda olan ve uzun vadeli
menfaatlerin üst düzeye çıktığı bir dünya görüşü hakim olmuştur. Bu
nedenledir ki; işyerlerinde Endüstri İlişkileri Müdürlüğünün yerini
İnsan Kaynakları Müdürlüğü almış, pek yakında da İnsan kaynakları
Müdürlüğünün yerini, işyerlerinde “Birlikte Yaşam
Müdürlüğü” alacaktır. Sorunların çözümünde akitlerin tarafları
el ele vermek zorundadır. Dünya konjüktöründe bu uygulandığı için,
bireye değer verildiği ve sorunları bireysel anlamda çözümlendiği
için, Türkiye ve dünyada işçi sendikacılığı zayıflamaktadır. Bu
düşüncelerin sonucu olarak, dünyadaki genel düşünceye ve oluşuma
uygun 4857 sayılı İş Kanunu 10 Haziran 2003 tarihinde
itibaren yürürlüğe girmiştir.
Yeni İş Kanunun temel
özellikleri, çalışanların, işverenleri ve iş arkadaşları ile barışık
olması, birlikte üretimi paylaşma esasını getirmesidir. Türk İş
Hukukunda uygulanan tüm temel felsefeler 4857 sayılı kanun ile
değişmiştir. Artık çalışan her birey kıymettir. İşyeri de çalışan
için kutsal bir mekandır. Mutlak barış ve birlikte uzun vadeli
yaşamın esas alındığı yeni düzenleme bazı eksikliklerine rağmen,
çalışanlarına uzun vadeli yükselen ücret ve iş huzuru, işveren ve
işyerlerine ise, fevri hareket ve çeşitli nedenlerle de olsa
yetişmiş eğitilmiş insan gücünün heba edilemeyeceği bir sistem
getirmiştir. Yeni iş kanununda, bugüne kadar Yargıtay Kararları ile
uygulanan ve yarının ne olacağı meçhul pek çok konu çağdaş anlamlı
olarak kanunun içine alınmıştır. İş verenler maliyetlerinde, gelişen
zaman içerisinde kontrol edebilir noktaya geleceklerdir. Artık Türk
işçi-işveren ilişkileri her anlamı ile uluslararası rekabete açık ve
esnek bir yapıdadır. Gereksiz işçi sirkülasyonu nedeni ile kaynak
israfları önlenmiş, iş yerinin özelliklerini bilen ve geleciğinin
orada olduğuna inanan bir işçi yapısına sahip olacaklardır. Kısa
dönemde zaman zaman çatışmalar, beklenmedik Yargı Kararları, eski
alışkanlıkların tesiri ile tasvip edilemeyen eylem ve uygulamalar
olsa bile, uzun dönemde Türk İş hayatında yeni iş kanunu önemli bir
mihenk taşı olarak yer alacaktır.
Umarım, yasayı hazırlayan Bilim Kurulunun ve Yasa
Koruyucunun bu iyi niyetli düşünceleri uygulamada dejenere edilmez.
Artık işyerinin olmadığı bir yerde işçinin de olmayacağı düşüncesi
ile işyerini koruma ile birlikte işçiyi koruma ilkesi birlikte
değerlendirilir. Temennim bu yoldadır. |
|
Neden İşletmeler Halen İş Güvencesi Yasasına Uyum Sağlamadı
? |
|
Müjgan ÇETİN - Sistem Danışmanlık |
|
İş Güvencesi yasası çıkalı aylar olmasına rağmen
işletmelerde bu yasaya uyum konusunda yol alınmadığını görüyoruz.
Halen aynı şekilde işe alım, işlendirme ve işte çıkma süreçleri
yaşanıyor.
Yaklaşık 4-5 yıldır İnsan Kaynakları adı altında faaliyet gösteren
organizasyonel birimler, mevcut işlerine gerçek hayattan yasal
dayanağı olan tanımlı bir gerekçe bulmuş olmalarına rağmen neden
halen eski yöntemleri kullanıyorlar ? Halbuki yeni İŞ YASASI
çalışanların haklarını korurken, Türkiye ortamında iş yapmaya
çalışan İŞ Adamının da veriye dayalı objektif karar almasını
sağlayacak altyapıyı kurmaları için olanak tanımıştır.
Yeni kanun ile çalışanların hizmet akitlerinin ancak belirli
nedenlerle haklı bir şekilde sona erdirilebilme zorunluluğu
getirilmiştir. Bu nedenler; çalışanların yetersizliği ve
çalışanların davranışlarından doğan nedenler olarak iki gruba
ayrılmıştır. Çalışanların yetersizliğinden kaynaklanan geçerli
sebepler;
• Ortalama olarak benzer iş görenlerden daha az verimli çalışma,
• Gösterdiği niteliklere uygun performanstan daha düşük performansa
sahip olma
• İşe yoğunluğun giderek azalması
• Öğrenme ve kendini yetiştirme yetersizliği
• Sık sık hastalanma (işi gerektiği gibi yapmasını etkileyen)
• Uyum yetersiliğinin azlığı
• Emelilik yaşına gelmiş olma
Çalışanların davranışlarından doğan geçerli sebepler;
• İşyerine zarar vermek ya da zararın tekrarı tedirginliğini
yaratmak
• İşyerinde rahatsızlık yaratcak şekilde çalışmak
• Arkadaşlarından borç para istemek
• Arkadaşlarını işverene karşı kışkırtmak
• İşini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz yerine getirmek
• İşyerinde iş akışını ve iş ortamını olumsuz etkileyebilecek bir
biçimde diğer kişilerle ilişkilere girmek
• İşin akışını durduracak şekilde uzun telefon görüşmeleri yapmak
• Sık sık işe geç gelmek
• İşini aksatarak işyerinde dolaşmak
Bu konularda tüm ispat yükümlülüğü işverene verilmiştir. Bu nedenle
bilgi ve belge yönetimi ÇOK ÖNEMLİ hale gelmiştir. İşverenin fesih
bildirimi yazılı ve fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde yazılmak
zorundadır.
Bu gerekçeleri ispat ancak işletmelerde aşağıdaki sistemelerinin
bilgisayar destekli bir yapı ile etkin olarak yönetimi ile
mümkündür.
- İşe giriş aşaması : Çalışan işe girereken yaptığı başvuru ve CV
değerlendirme ile yapılan görüşmelerin takibi ve işe alınırken yasal
olarak bildirmesi zorunlu belgelerin takibi
Bu aşamada; işletmeler faks kağıdı üzerinde gelen özgeçmiş ile
görüşmeleri yapıp, işe almaya karar verdikleri kişilerden nüfüs
kağıdı ve eski çalışan ise SSK bildirim belgelerini alarak işe
başlatmaktadırlar. Çalışanın beyan ettiği okulu belgeleyen diploma
fotokopisi genellikle alınmamakta, çalışanın özgeçmişinde istenen
referanslarına danışılmamakta ve işe girişte alınması gereken sağlık
raporu, sabıka kaydı v.b belgelerin alınması ihmal edilmektedir.
Zaman içerisinde solan faks kağıdı üzerindeki bilgiler ve
doğrulanmayan bilgiler bazen telafisi mümkün olmayan büyük
problemlere yol açmaktadır.
- İşlendirme aşaması: Bu aşamada çalışanın bütün yasal belgeleri ve
iş yerindeki davranışı kayıt altına alınmalıdır. Bu davranışlar; işe
geliş-gidiş saatleri, performans takibi, verimlilik takibi, ücret
yönetim ibilgileri, kimlik ve özlük bilgilerindeki değişimelerin
takibi, eğitim gelişimleri ve sağlık bilgileri, işyerine ait
kendisine zimmetlenen araç ve ekipmana ilişkin bilgiler, harcama
bilgileri
Bu aşamada; en temel veri olan gidiş-geliş saatlerinin takibi
işleminde; bir kağıda attırılan (attırılamayan) imzalardan tutunda,
eski kart basma sistemlerini ayıklayarak puantaj hesaplamaya
çalışanlara kadar çok değişik uygulamalara tanık olmaktayız.Bir çok
işletme halen ne verimlilik takibi ne de performans takibi
yapmaktadır. Bu takibi yapabilecek en temel bilgi diyebileceğimiz
üretip-sattığı kendi ürünü ve hizmeti için maliyet bilgisi
bulunmamaktadır.Halen kimlik, özlük bilgileri kağıt üzerinde takip
edilmekte, elle doldurulan puantaj cetvellerinden yola çıkılarak
yine elle ücretler hesaplanmaktadır. Eğitim gelişmeleri ISO-9000
belgesi olan firmalarda eğitim kayıt formlarında takip edilmekte,
sağlık bilgileri vizite kağıtlarının kopyelerinin saklanması olarak
algılanmaktadır.
- İşten çıkarma aşaması : Bu aşamada ise yasal olarak imzalatılması
ve resmi makamlara verilmesi gereken belgeler ve yeni yasa ile işten
çıkartılmasının gerekçesinin beyanı
Halen bu aşama kanun öncesi gibi yaşanmaya devam etmektedir.
Bütün bu gerçekler, işletmelerimizin ve çalışanların önümüzdeki
günlerde haklarını korumak veya ispatlamak adına büyük problemler
yaşayacağını göstermektedir.
Üç paragraf ve bir kaç cümleye sığdırdığımız olması gereken bilgi ve
belgelerin yönetimi; 30 ve üstü kişi çalıştıran işletmelerde
çalışanın işe girdiği andan itibaren sürekli saklanması gereken
günlük, aylık, dönemlik hareketleri ile de birleşince insan hafızası
ve el emeği ile işlenecek ve yönetilecek bilgi ve belge hacmini
aşmaktadır. İşletmeleri ve entellektüel sermaye yönetimi olarak da
adlandırabileceğimiz insan kaynakları yönetimlerini, hem çalışana
hem de işverene katma değeri olamayan zaman alıcı bir şekilde geçmiş
bilgileri ve belgeleri derlemekten vazgeçerek, bir an once bu konuda
gerekli sistemleri kurmaya ve üretilmiş çözümleri kullanmaya ve
kendilerini yasanın gerektirdiği şekilde donanımlı bir şekilde
çalışmaya çağırıyoruz.
Canımız yanmadan öğrenelim…… |
|
Lider Yönetici Kavramı |
|
Yener TUGAY - Ekser Danışmanlık |
|
Günümüzün iş ortamında sürekli değişiklikler
oluşmaktadır. Organizasyonlar değişen koşullara uyum sağlamak için
sürekli yeniden yapılanmaktadırlar. Gitgide daha fazla organizasyon,
kalite geliştirme ve müşteri memnuniyeti konularına odaklanmaya
başlamıştır. Dünya çapındaki firmalar değişik kültürlerden, farklı
değer yargılarına, değerlere, davranış kalıplarına sahip, farklı
dillerde konuşan, değişik becerileri olan işçileri bir çatı altında
toplayarak demografik değişimler yaşamaktadırlar.
Değişen ortamın
getirdiklerine uyum sağlayabilmek için yöneticilerin odak
noktalarını tekrar incelemeleri gerekmektedir. Yöneticilerden
geçmişe göre işleri daha verimli ve etkili bir şekilde yapmaları
istenmektedir. Sonuca ulaşmak için hammaddeler, makineler, hizmetler
ya da sermayeden çok, insanlar kritik varlıklar olarak kabul
edilmeye başlanmıştır.
Günümüzde
organizasyonların, aynı amaçlara odaklanmak ve ortak hedefleri
paylaşmak yönündeki çabalarına, hızlı hareket edebilmek ve
yenilikçilik eklenince ortaya yepyeni bir yöneticilik anlayışı
çıkmaktadır. “Lider-Yönetici”. Bu yaklaşım, bir yandan
organizasyonun müşterek geleceğe odaklanmasını ve o yönde motive
olmasını vurgularken (liderlik) bugün yapılan işin iyi yapılmasını
sağlamak gereğini (yöneticilik) ortaya koymaktadır.
Bu ortamda
yöneticiler için en önemli nokta hem organizasyonun hem de kişilerin
gereksinimlerini karşılamaktır. Bazen bu iki gereksinim birbirine
zıt ya da uzlaşmaz gereksinimler olarak görülebildiğinden hem
liderlik, hem yönetim becerileri ve yaklaşımlarını kullanmak
gereklidir. Bir Lider-Yönetici karar verirken çalışanın ve
organizasyonun gereksinimlerini dikkate alır. Liderlik ve yönetim
arasında bir denge kurulması planlama, yönlendirme, iletişim ve
destek aracılığıyla uzun-dönemli sonuçlar elde edilebilen bir ortam
yaratılmasını sağlar.
Yönetim, tam
performans için gerekli ortamı yaratır: Çalışmayı daha
kolaylaştıracak süreçler ve sistemlerin geliştirilmesi, sonuçların
alınması için yönlendirme ve kaynakların en iyi dağıtımının
sağlanması gibi.
Liderlik ise kişilerin işlerini tam olarak
yaptıklarını düşünmeleri ve tatmin olmaları için uygun ortam
yaratır. Kişileri gelişmek ve kendi potansiyellerine ulaşmak için
cesaretlendirir. Kişilerin geniş kapsamlı amaçlar ile bu amaçlara
ulaşmak için yapabilecekleri/katkıları arasında ilişki kurmalarını
sağlar. Kişilerin değişimle birlikte oluşan fırsatları ve
olasılıkları görmelerini sağlar.
Lider-Yönetici,
şirketin misyonunu bölümlere, takımlara, bireylere kadar indirip
onların bu misyona bağlanmalarını sağlar. Amaç ve hedeflerin ortak
olarak belirlenmesi ve elde edilmesi için geribildirim, takdir ve
iletişim becerilerini kullanır ve astlarına destek olarak şirketin
ve kişilerin tatmin duygusu ile mükemmel performansı yakalamalarına
ve böylece rekabetçi ve sürekli değişen bir ortamda başarıyı elde
etmelerine hizmet eder.
Liderlik Becerileri
esinlendirir, yöneticilik becerileri netleştirir. Bir organizasyonu
etkili bir şekilde yönetmek için ikisine de gereksinim duyarız.
Yakın geleceğin iş ortamı bu dengenin sağlanmasını
gerektirmektedir. Şirketlerin çalışanlarından tam performans
alabilmeleri, o kişilerin işlerinden aldıkları tatminle doğru
orantılıdır.
|
|
Internet Üzerinde İşe Alma Yöntemleri |
|
Kadri DEMİR - AKTİF DANIŞMANLIK |
|
Günümüzde başvuruları internet üzerinden
almanın çok farklı yolları bulunmaktadır. Her bir yöntem kimi zaman
başvurudan adaya, kimi zaman İnsan Kaynakları’na ekstra yük
getirerek, işlem akışlarını yavaşlatmakta, kimi zaman çok basit
yöntemlerle işlemler yapılmaktadır.
Kısaca bu yöntemleri inceleyecek olur isek;
-
Internette kurumsal başvuru sayfası
oluşturmak;
-
En basit yöntemi
ile sayfanın html veya asp sayfası olarak dizayn edilir.
Başvurular herhangi bir veritabanında tutulmaz. Referans olarak
verilen e-mail adresine otomatik bir e-mail olarak gelir. İşlem
yapmak için gelen bilginin tekrar seçme ve yerleştirme sistemine
girilmesi gerekir.
-
Başvuru sayfası kurumsal web sitesinin altında
İK bölümünde yer alır. Tüm kayıtlar şirket için oluşturulan özel
veritabanında tutulur. Başvurular tamamen gizlidir. Ne bir site ne
bir başka bir şirket ile kayıtlar kesinlikle paylaşılmaz. Tüm
süreç internet üzerinde çalışan programlar ve veritabanı üzerinde
takip edilir.
-
Başvuru sayfası
kurumsal web sitesinin altında İK bölümünde yer alır. Yapılan
başvurular internette yer alan geçici veritabanına yazılır. Belli
periyodlarda bu bilgi şirketin kendi bünyesinde kullandığı local
networkünde çalışan İK sunucuna aktarılır ve internette yer alan
kayıtlar silinir. Süreç İK departmanında çalışan Seçme ve
Yerleştirme modülünde takibi yapılır.
-
Internette yer alan herhangi bir iş ve
eleman alma sitesine üye olmak.
-
Tüm süreç internette yer alan site üzerinden
takip edilir. Şirkete yapılan tüm başvurular ve şirket veritabanı
sitenin kayıtları altındadır. Üyelik bittiği zaman kayıtlara
ulaşılamaz.
-
Başvuru sayfası kurumsal web sitesinin altında
yer alır. Başvuran kişi hem üye olunan sitenin veritabanına hem de
şirket için oluşturulan başvuru refaransıba bağlanarak kayıt
edilir. Tüm süreç site üzerinde takip edilir.
AKTİF Danışmanlık olarak
yukarıda bahsi geçen tüm seçeneklerde şirketlerin ihtiyaçlarına göre POLDY İnsan Kaynakları Yönetim
Sistemi'nin Seçme ve Yerleştirme, Web Başvuru veya
personelonline.com olarak farklı çözümler sunmaktayız.
|
|
 |
Tel : (212) 290 31 80
www.ekser.com.tr |
12-16 Ekim 2003 Değişim İçin Güç LİDERLİKTE GRID eğitimi |
Giderek daha şiddetli rekabetin yaşandığı günümüzde başarı,
en üst düzeyde verimliliğe ve açık, dürüst, yapıcı iletişimi, fikir
birliğini, çatışmaları belirleyip çözümlemeyi, sürekli eleştiri ve
geribildirimi destekleyen bir ortama bağlı hale geliyor. Liderlikte
Grid Semineri aşağıdaki temel becerilere odaklanarak, katılımcıların
etkili takım çalışmasının ilke ve becerilerini, uygulayarak
öğrenmelerini sağlar:
* Kendini tanıma
* En yüksek sonuçlara ulaşmak için, başkalarıyla birlikte
çalışabilmek
* Değişimi istemek
* Çatışmaları çözmek için gerekli cesaret ve becerilere sahip olmak
* İlerlemeyi teşvik edici bir vizyon oluşturmak
Yer: Abant Palace Otel
Katılım ücreti: Kişi başı 1500 ABD Doları + KDV
Aynı firmadan 2-3 katılımcı olması durumunda % 5, 4-6 katılımcı için
% 10, 7 ve üzeri katılımcı için % 15 indirim uygulanır.
|
|
Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti.
|
Tel :
(0212) 2241533 / 2244158
www.ms.com.tr |
|
FİZİKSEL ENGELLİLERİN YAŞAMLARINA
BİLGİSAYARLA SONSUZ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SUNULUYOR |
Hastalık veya bir kaza sonucu fiziksel yetileri zedelenmiş bireyler,
engelli olarak doğmuş çocuklar Discover:Switch cihazıyla herhangi
bir bilgisayarı kullanabiliyor, Internet'te gazete okuyabiliyor ve
haberleşebiliyorlar.
Artık engelliler, bilgisayarla engelsiz bir hayatın içinde hiç
kimseye ihtiyaç duymadan kendi bilgisayarına istediği gibi hükmedip
sonsuz özgürlüğünü yaşayabiliyor. Klavye ve fareye gerek kalmadan
bilgisayar kullanmayı sağlayan Discover:Switch, Microsoft'un çözüm
ortağı Kanada menşeili Madentec Ltd. firması tarafından
geliştirildi.
Elleri olmayan veya ellerini/kollarını kullanamayan, konuşamayan,
felçli, yatalak... çocuk ve erişkinler için çözüm önerileri MS
Bilgisayar tarafından engellilerin yaşamına ışık tutuyor.
|
|
Üyelik Bilgileri |
| |
"Aktif e-bulten" cesitli sekillerde
iletisime gecilen ve vizyonumuzu paylastigimiza inandigimiz
profesyoneller ile birlikte Aktif e-bulten abonelerine
gonderilmektedir. Aktif e-bulten'i bir daha almak istemiyorsaniz
lutfen tiklayiniz.
Kayit Olun: Eger Aktif e-bulten isminize gelmedi ise bir
tanidiginiz tarafindan size ulastirilmistir. Aktif e-bulten'i
duzenli olarak almak icin kaydinizi ucretsiz olarak sitemizden
yaptirabilirsiniz. Bunun icin bu
linki
tiklamaniz yeterli.
Tavsiye Edin: Aktif e-bulten'i bir is arkadasiniza veya
ilgilenebilecegini dusundugunuz bir tanidiginiza onermek icin
lutfen
tiklayiniz.
Bu bültenin tüm yayın ve telif
hakları AKTİF Bilgisayar Hizmetleri Danışmanlık Ltd. Şti'ne aittir.
İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. |
|
|