e-bülten

 

İnci ÖZKUL ATASEVEN  - avea DANIŞMANLIK

NASIL MOTİVASYON ?

Carl Springer’in “Myth Motivation” adlı kitabından bir hikaye aktararak başlamak istiyorum. Bu bir Çin hikayesi; yaşlı bir çinli bir budistin deneyimi. Yaşlı budist her gün evinde dualarını edip, sakin bir hayat geçirmeye çalışırmış. Ama maalesef mahallenin çocukları evin bahçesindeki meyvaları yemek için bahçeye girerek adamcağızın dayanamayacağı kadar gürültü yapıp, tüm konsantrasyonunu bozuyorlarmış. Bu, hergün böyle devam ediyormuş. Adamın, onların gelmelerini engellemek için gösterdiği hiç bir çaba sonuç vermiyormuş. Sonunda düşünmüş, taşınmış ve bulduğu çözümü uygulamaya karar vermiş. Ertesi gün çocukları toplamış, onlara yanlızlıktan canının çok sıkıldığını, bahçeye gelip oyun oynayıp, meyvaları toplayabileceklerini, bunun karşılığında onlara para vereceğini vaad etmiş. Tabi ki ertesi gün çocukların hepsi bahçeye gelip oynamış, akşam dönüşte de yaşlı adam onlara vaad ettiği parayı vermiş. Ertesi gün yine gelmişler, ama para bu kez daha da azalmış. Bu böylece devam ederken çocukların sayısı da her gün azalmaya başlamış. Sonunda adam hiç para vermemiş. Ertesi gün bahçeye tek bir çocuk bile gelmemiş...Hikayeyi irdelerken öncelikle motivasyonu tanımlamak gerekecek. Motivasyon, kelime anlamı olarak bir insanı harekete geçiren güç diye açıklanıyor. Yukarıdaki hikayede ise, insanların motivasyonlarının nasıl kırılabileceği görülüyor. Tollman, insanları harekete geçirecek hareket dürtülerinin belirleyicilerini, kişilerin hedef beklentilerinin ve bu hedeflere yönelik taleplerinin oluşturduğunu ifade eder. Lawyer, beklenti teorisinin, ileride ne olabileceğini tahmin etmek olduğunu belirtir. Beklenti, en basit tanımıyla kişinin olabilirlik tahminidir. Bu tahmin, kişinin üstesinden geleceğine inandığı, zihninde tasarladığı performanstır. (Türkçedeki karşılığına ‘işteki başarı’ diyebiliriz) ve bunun devamında, kişinin bu performans karşılığında beklediği sonuçtur. Beklenti modelinin ilk parçası olan, belli bir çabanın karşılığında belli bir performansa sahip olma beklentisidir; modelin ikinci kısmında bu beklenti, elde edilen performansın karşılığında beklenen sonuç olarak gerçekleşir ki, bu çoğunlukla ödüldür. Bu bağlamda Lawyer, performansın sonucuna ilişkin beklentilerin motivasyonu ektilediğini öne sürmüştür. Vroom’un beklenti teorisine göre de beklenti; belirli bir hareketi izleyen mümkün olabilecek sonuca ilişkin bireyin inancıdır. Sanırım, kişileri motive etmek yada edememek, bu beklentilerin dengelenmesinde yatıyor. Diğer yandan kişileri motive etmeye çalışırken hedefe ve beklentilere uygun yönetimi seçebilmek ve doğru şekilde uygulayabilmek önem kazanıyor.
Başlarken anlatılan hikaye, bilinçli olarak tasarlanmış, tipik bir demotivasyon örneğidir. Bununla birlikte, kişileri motive ederken uygun yöntemin kullanılmaması durumunda bir takım ters sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Motive etmeye çalışırken, kişilerin motivasyonunu kırabiliriz. Sonuç olarak dikkat edilmesi gereken, motivasyona uygun zeminde, hedef ve yöntem birlikteliğidir diyebiliriz.

İnci ÖZKUL ATASEVEN
avea DANIŞMANLIK