Ülkemizdeki işletmelerin ihtiyacı olan şey
aslında dünya pazarlarına açılabilmek ve ticaretlerini uluslararası
alanlada yapmak olmalı ve bu ülkemizdeki, özellikle kobilerin hedefi
olmalı düşüncesindeyim. Değil miki ülkemizin üretim ve katma değerinin
%90 ortalamasını (hatta bazı kaynaklara göre bu oran %98 gibidir)
kobiler üretmektedir, o halde bu hedef kobilerin olsa gerektir.
“Kobi nedir?” diyenler olabilecektir okuyucularımızın arasında sanırım.
O da ülkemizdeki ne yazık ki kobilere ilişkin politika ve stratejilerin
pek belirginleşmemiş olması, kobilerin kendi örgütlenme
organizasyonlarını henüz tam olarak olgunlaştıramamış olmaları ve halen
sanayinin markalaşmış büyük işletmeler tarafından gerçekleştirilmekte
olduğu gibi bir görüntünün varlığı ve kobilerin henüz markalaşma
konusunda daha alacakları epeyi bir yol olduğu gibi nedenlerledir
herhalde.
“Küçük ve Orta Boy İşletmeler” demek olan “kobi” sözcüğünü
hatırlattıktan sonra gelelim ISO 9001:2000 standardıma. Bu standart
ülkemizdeki söz ettiğim büyük işletmeler markalar tarafından önce
uygulanmaya başlanan ve hatta uzun zaman (hala bile duyuyorum) kobiler
tarafında “biz alamayız” dedikleri bir “kalite belgesi” olarak anıldı.
Oysa ISO 9000 bir kalite belgesi değildir. Veya olmamalıdır. Yani bu bir
“belge” tanımlamasına indirgenecek bir şey değildir. Hatta “belge”, sözü
edilen sistemin kontrol edilip var olduğunu kanıtlayan bir göstergedir
sadece. O halde ISO 9000 kavramını bir kalite (hatta) sistem, yönetim
sistemi olarak görmemiz doğru olur.
Bir işletmemiz var ve burada bir ürün veya hizmet üretiyoruz.
Muhtemelen, bu işletme ne üretirse üretsin bir metodla, yöntemle
çalışıyor ve bunu işletmenin sahibi veya patronları olarak izlemek,
verimli ve karlı çalıştırmak yani bu işlemler sonunda para kazanmak
istiyoruz. Buraya kadar anormal olan bir şey yok. Her işletme para
kazanmak yani kar etmek mantığı üzerine kurulur, doğası da budur. Kar
etmeyen işletme varlığını sürdüremez. Peki, bir işletmenin kar etmesi,
varlığını sürdürmesi, kendine pazarda yer edebilmesi, müşterilerinin
memnuniyetini sağlayıp tercih edilen marka-ürün-işletme olması için
acaba nelere ihtiyacı vardır. Mutlaka bir sistem dahilinde
çalışılmalıdır. Bir ürünü üretmek için üretim modeli ve yönetim modeli
için işletmenin patronu veya yöneticileri de bir sistem kurabilirler.
Kendilerine göre bir çalışma modeli ve yöntemi benimseyebilirler. Genel
kabul görmüş muhasebe standartlarına göre karlılık ölçümleri
yapabilirler. Gayet de başarılı olabilirler. Ama artık dünyada, hem
işletmenin verimliliğini sağlamaya yönelik hem de o işletmede üretilen
ürün veya hizmetlerin kontrollü şartlar altında gerçekleştirildiğini
anlamaya yönelik, buna da müşteri memnuniyeti sağlamak nedenli
yaklaşıldığını gösteren bir kalite yönetim sistemi modeli benimsendi ki
buna uluslararası ortak bir dille ISO 9001:2000 sistemi denilmektedir.
ISO 9000 sistemi size hem müşteri memnuniyeti nedeniyle sadık müşteriler
ve artan pazar payı kazandıracak, hem üretiminizde fire ve zaman
kayıplarının azaltılması nedeniyle verimlilik sağlayacak, hem sizi hiç
görmemiş, nasıl iş yaptığınızı henüz bilmeyen potansiyel müşterilerinize
güvenilir bir sisteminiz olduğunu ifade edecek, hem de işletmenizdeki
fiili durumu her dakika izleyebilmenizi sağlayan veriler ile bu
verilerden yapacağınız analizler ile gelecek planlaması ve projeksiyon
yapabilmenize olanak sağlayacaktır. Bundan iyisi Şam’da kayısı herhalde.
Ayrıca bütün bunlar için katlanacağınız maliyet, genel olarak
sanıldığının aksine hiç önemli bir rakam da değil üstelik.
ISO 9001:2000 tanımlamasını kullanıyoruz yazımın başında bu yana. ISO
9000 uluslararası bir standart ve son versiyonu ISO 9001:2000 olarak
anılıyor. Önceki 1994 versiyonundan farklı olarak bu standartta,
dökümantasyon ve kırtasiye anlamında (özellikle kobilerimizin çok
kaçınma nedeni) önemli bir azalma olduğu, buna karşın müşteri
memnuniyeti ve veri analizinin önem kazandığı bir yapı oluşturuldu.
Sekiz ana ilke benisenmekte. Bunlar, müşteri memnuniyeti, liderlik,
proses yaklaşımı, karşılıklı fayda sağlama prensibinin korunduğu
tedarikçi ilişkileri, ürün/hizmet yaklaşımı ve sürekli iyileştirme
olarak tanımlanmakta.
ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi kurmak için ne yapmalıyız.
Öncelikle standardın emrettiği ilkeleri ve şartları karşılayan bir
dökümantasyon oluşturmamız ve bunu işler halde tutmamız gerekmektedir
kısaca. Bu sistem kendini sürekli iyileştirebilecek bir yapıda olacak,
bu sistemde uygun olmayan ürün veya hizmet olduğu takdirde mutlaka bunun
tesbit edileceği ve uygun hale getirmek için ne yapılacağının belirli
olduğuna güven olacaktır.
Dökümantasyon kavramı ile ifade ettiğimiz, Prosedür, Talimat, Form ve
Kalite El Kitabıdır.
Prosedürler işletmemizde bir işin nasıl yapıldığını genel manada
anlatmakta, talimat o işin kimin tarafından ve hangi şekilde
yapılacağını belirtmekte formlar ise yapılan bu işlere ait kalite
kayıtlarının tutulmasını sağlamakta kullanılan araçlardır. Her bir
pozisyonda çalışanların görev tanımları yazılmış ve bütün bunlara ek
olarak, ISO 9001:2000 uluslararası standardın şartlarının bu
dökümantasyonla nasıl karşılandığı ise Kalite El Kitabında anlatılmış
olarak dökümantasyon tamamlanmıştır. İşte size kısaca ana hatlarıyla bir
kalite sistemi.
Uygun dökümantasyonun hazırlanması ve uygulanmaya başlanılmasından
sonra, eğitim almış iç tetkikçilerin yapacağı bir iç denetim sonrasında
bulunacak uygunsuzlukların giderilmesi için açılacak düzeltici ve
önleyici faaliyetler ve yönetimin gözden geçirme toplantısını takiben
dış denetçileri çağırarak sisteminizi denetlettirip belgelendirme
hakkına sahip olabilirsiniz.
Artık, gerek bir sanayi firmasına üretim yapmanın gerekse de direk
tüketiciye yönelik üretim yapmanın olmazsa olmaz koşullarından biri
haline gelmiştir ISO 9000 sertifikası. Ülkemizdeki ihalelerde de zorunlu
hale geldi. Bir de ilavesi var ki, ülkemizin resmi akreditayon kurumu
olan TÜRKAK (Türk Akreditasyon Kurumu) sahip olduğunuz bu belgeyi
ihaleye girebilmeniz için onaylamalı. Şu demek oluyor, bu sertifika
uluslararası ve ülkemizde geçerli olan bir belge midir, gerçekten size
mi aittir, (naylon olmasın) ve belgelendirme kuruluşlarının da tabi
olduğu uluslararası denetim standartları vardır, bu denetimden geçmişler
midir? Ülkemizde halen çok sayıda belgelendirme kuruluşunun Türkak
onayından geçemediğini de bilmelisiniz ve sisteminizi kurmanızdan sonra
yapacağınız belgelendirme için bu kriteri mutlaka göz önüne almalısınız.
Artık ticaretin kendi sınırlarımız içinde bir anlam ifade etmediği, hem
bizim hem de ülkemizin ihracat yapmak gereğinde olduğu, esasen kendi
coğrafyamızda ticaret yapmakla yetinecek olsak bile rekabet zorunluluğu,
ihale şartları, kalite kavramının ancak bu sertifika ile ifade
edilebilir olması, verimlilik ve karlılık sağlamak amacımız nedenleriyle
gerçekten asıl ihtiyacımız olan yatırım bir ISO 9001:2000 Kalite Yönetim
Sistemi olmalıdır ve bu geri dönüşü çok kısa sürede ve kat be kat olan
çok ucuz bir yatırım olmasına rağmen hala ülkemizde ne yazık ki çok az
sayıda sertifikalı işletme bulunması ülkemiz sanayinin bu bilince hemen
ulaşması gerektiğini göstermektedir. Kaybedilen zaman geri
kazanılamayacak tek kaynaktır.
Ali GÜNEŞ
Kalite Danışmanı / Baş Denetçi
Certificate 901003 / IRCA A17117 approved |