e-bülten

 

Altan BAL - Fotograf Eğitim Koordinatörü / FOTOTREK Fotograf Merkezi
Gündelik Hayat ve Görsellik


Günlük hayatta artan tempo, zamanın her zamankinden daha değerli olmasına yol açmıştır. Bireyin aynı sürede daha fazla, daha farklı aktivitelerde bulunma isteği, iş hayatının da daha hızlı olmasına sebep olmuştur. Her zaman kısıtlı sürede yapılması gereken işler, her zaman yetişilmesi gereken randevular vardır. Bu tempo içinde birey her an bir an öncekinden daha fazla hedefe yönelik çalışması, daha hızlı olması gerekmektedir. Kitle iletişim araçlarının (televizyon, radyo, internet) sürekli bombardıman yapması sonucu insan daha çok “şeye” daha hızla “bakarak” ama daha az “görerek” yaşamaktadır.
 
Özelikle iş yaşamında tek amacın direkt işin gereklilikleri olması sonucu bireyin algısı sonuca yönelik çalışmaktadır. İnsanın bilgilenme sürecinin ilk adımı olan dış dünyayı algılamasının ilk noktası “göz”dür. İnsan bakarak algılar ve bu algı daha önceki tecrübelerle kaynaşarak bilgiye dönüşür. Dolayısıyla bakmak insan yaşamının en önemli parçasıdır. Fotograf sanatı da doğrudan, önce “bakmak” sonra da “görmek” üzerine kuruludur. “Hayat” hareketli olması ve günümüz de bu hareketin çok ama çok hızlı olması sonucu insan “gözü” de hedefe yönelik bakmaktadır. Kısıtlı zaman içinde en gerekli olan, en pratik olanın farkına varılmaktadır. Diğer tüm görsel deneyimler bakmakla sınırlı kalmaktadır. Çoğu zaman “fincan” en rahat kullanılmasına göre seçilmektedir. Ama “görmek” fincanın biçiminin, rengini ilk sıraya almakla başlar.

 

Hızla birbirinin ardına eklenen anlardan ibaret olan “yaşam”da fotoğraf tek başına bu anları dondurarak adeta bireyin yabancılaşmasına karşı çıkmaktadır. Fotoğrafın en büyük silahı olan tek bir anda süreci yansıtabilmek, bireye baktığı her şeye daha ayrıntılı bakmasını öğretir. Artık önemli olan yalnız işlevi değil ayrıntılardır. Sevgilinizin yanağındaki gamzeyi yalnızca sizin fark etmeniz gibi, her fotoğraf çeken de belki de kimsenin farkına varamadığı bir ayrıntıyı “görmüştür”. Her fotoğraf eğitimi alan birey artık yalnızca bakmaz. Aynı zamanda da görür. Yaşadığımız tüm güzelliklerin ayrıntılarla saklı olduğunu hatırlarsak fotoğrafın hayatımıza ne kattığını daha iyi anlarız. Göze terbiye veren fotoğraf eğitimi, kişiye her yaptığı işi yalnızca doğru değil aynı zamanda güzel olması alışkanlığı da katar.

İş hayatının daha çok büroda geçme zorunluluğunda olması, özellikle “”lerin yoğunlaştığı zamanlarda çalışanları olumsuz etkilemektedir. Fotoğraf makinesi, çok basit bir eğitimden sonra bireyin sokaktaki hayata katılması için bir bilet olacaktır. Bir fotoğraf makinesi bireye daha farklı insanlarla tanışma olanağı verecektir. Fotoğraf sanatı, ne düzeyde yapılırsa yapılsın insanın sosyalleşmesi sağlar. Fotoğraf gerek çekim aşamasında gerek gösterilmesi aşamasında her zaman “diğer insanlarla” yapılan bir etkinliktir. Fotoğraftan gelen sosyalleşme pratiği iş ortamında özellikle insanlarla bolca iletişim kurulması gereken işlerde; pazarlama gibi, insan kaynakları alanlarında çalışanlara yoğun bir tecrübe katmaktadır.
Bu amaçlarla başlayan şirket içi fotoğraf eğitimlerinde, temel fotoğraf eğitiminden başlayarak karanlık odada siyah-beyaz baskıya kadar fotoğraf sanatıyla ilgili birçok konu üzerinde konuşulmaktadır. Genellikle şirketlerin kendi mekanlarında yapılan teorik ve uygulamalı derslere ek olarak gerçekleştirilen çekim gezilerinde bir yandan öğrenilen teorik bilgiler hayata geçirilirken, diğer yandan çalışanların iş hayatı dışında da paylaşımlarının artması sağlanıp ortak üretim sonucu ortaya çıkan eserlerle de somut sonuçlar değerlendirilebilmektedir.
Çağımızın en pratik, pratik olduğu kadar da etkili iletişim sanatı fotoğrafa ayrılacak ortalama 16 saatlik bir eğitim süreci çalışanlara artı değerler katacak, karşılaştıkları olaylara, kişilere, konulara fotografik gözle bakma alışkanlığını kazandıracaktır.


Altan BAL
FOTOTREK Fotograf Merkezi
Fotograf Eğitimi Koordinatörü
altan@fototrek.com