e-bülten


 

Kaya TURHANOĞLU - Yönetim Danışmanı
Düşüncene Dikkat Et, Belli Oluyor !!!

 


İyi insan olmanın yolu, birçok kritere bağlıdır. Destekleyici olmak, yardımsever olmak, kimseye kötülük yapmamak, vs. Kriterleri çoğaltmak mümkün. Bu kirterlerin hepsine uyabilmek aslında çok zor. Çünkü birde bu kriterleri oluşturan durumlara bakmak gerekir. Hikaye meşhur, “Ormanlar kralı bütün hayvanları toplantıya çağırmış, hepsi gelmiş ama kanarya yok. Gidin çağırın demiş. Haber görevlisi maymun cevaplamış, “ Çağırdım Sayın Aslan ama gelmiyorum dedi. Aslan yine sormuş, bu cevabı verirken yanında kimse varmıydı ? Evet sayın kral dişisi yanında idi.” Hikayenin sonunda ne olduğu mühim değil, ama acaba erkek kanarya dişisi yanında olmasaydı böyle davranırmıydı ?

İyi insan olmak, içinde bulunulan duruma göre değil, her şart altında iyi olmayı gerektirir. Bunu yapabilmek söylendiği kadar kolay değil. İnsanın, çileden çıktığı durumlar da oluyor tabii ki. Bu güçlüğü aşmanın tek yolu var. Düşüncelerimizi de pozitif hale getirip, iyi insan olmanın ilk basmağını, sağlam temele oturtmak.

Düşüncelerimizi, sağlam temellere oturtmaya başladığımızdan, bir süre sonra, fikirlerimizin de hep pozitif yönde olmaya başladığını görürüz. Beynin içinde hiçbir zaman yer bulamayan, kötü düşünceler, akla kısa bir an için gelse bile; iyi düşünceler, onların fikir haline gelmesine müsade etmeyecektir. Dolayısı ile kendisini iyi düşünmeye şartlayan beyin, düşünceyi sözlere dönüştürmeden önce fikir süzgecinden geçirecektir. Fikirler de kişilik yapımızın ikinci basamağıdır.

İnsan, beyninin içinde kötü düşünce taşımadığı müddetçe, sözleri de konuşması da güzel olacaktır. Ağzından kötü söz çıkmayacaktır. Çünkü düşünce ve fikri yapısı, buna müsaade etmez. Güzel şeyler düşünen insanın ağzından kötü bir söz çıkması beynin irade sistemi yapısına aykırıdır.

Sürekli düzgün konuşan, iyi şeylerden bahseden insanın davranışları da (eylem) pozitif olacaktır. Bırakın sadece söz safhasını, vücud dilinizde, bu düşünce ve fikirlere, uygun hareketler içinde olacaktır. Ağzından sevgi sözcüğü çıkan bir insanın, karşısındaki insana, sinirden kıpkırmızı olmuş gözlerle bakması, mümkün değildir. Bu küçük örnekleri çoğlatmak mümkün tabii. Bu paragraftaki son cümleyi söyleyelim. Fikirlerimiz ile hareketlerimiz birbirini doğrular durumdadır. Vucüd dili sürekli farklı şeyler söyleyen insanın, fikirlerinden de şüphe ederiz.


Eylemlerimiz, ise bizim karekterimizin parçasıdır. Eylemler bütünü, kişiliğimizi oluşturur. Eylemleri hep farklı yönde olan bir insanın, ben aksi yönde bir karaktere sahibim demesi inandırıcı değildir.

O zaman dönelim yazımızın başına. İyi insan olmak için işe, düşünce yapımızdan başlamamız lazımdır. Bu, bizim fikirlerimizi, fikirlerimiz de sözlerimizi, etkileyecektir. Etkilenen sözler, eylemlerimize, (davranışlarımıza) yansıyacaktır. Eylemlerimiz ise kişiliğimizin (karekterimizin) parçasıdır. Kişilik eylem bütünlüğünden oluşur.

“İnsanın sözü neyse özü odur.” “Bir insanın fikri neyse zikri de odur”. sözlerini hatırlatıp kısa bir fıkra ile bağlayalım...

Yabancısı olduğu şehre ilk defa gelen adam aradığı yeri bulmak için karşılaştığı molla’ya adresi sormuş;
- Soldaki medreseyi geç, sağa dön, solda hacılar mescidi var, oradan sağa dön, 500 metre kadar git, kuran kursunun tam karşısında..
Bizim yabancı tarife göre bir müddet gittikten sonra yolu gene şaşırmış ve gelen ilk adamı durdurup sormuş. Ayakta zor duran adam başlamış tarif etmeğe,
- Agop’un meyhanesini görüyorsun ya orayı geç, solda madamın evi var onun önünden doğru git...

Hepinize sevgi ve esenlik dolu günler dilerim.