|
Tarih 2005 yılının Mayıs
ayı. Bir yandan ülkemiz ciddi bir ekonomik krizden geçiriyor, reel sektörde
zor günler yaşanıyor, diğer yandan Avrupa Birliği ve globalleşme
konuşuluyor. Bu durumda firma olarak “Bu gelişmelere ne kadar hazırız?”
sorusu aklımıza ister istemez geliyor. İlk etapta aklımıza firmamıza genel
kabul görmüş standartlardaki belgeleri (TSE, ISO, TUV gibi) dahil etmek
gelebilir. Bu belgeler yardımı ile ürettiğimiz ürünleri ve hizmetleri belli
standartlarda yaptığımızı ve belli dönemlerdeki kontroller ile de
sürekliliğini sağladığımız mesajını veriyor olabiliriz. Peki yaptığımız
işlerde teknolojiyi ne safhada ve ne ölçüde kullanıyoruz? Bize ne kadar
fayda sağlıyor? Belki de sorulması gereken soru “Uluslararası pazarda nasıl
rekabet edeceğimiz?” Evet asıl bu sorunun cevabını bulmamız gerekiyor.
Uluslararası pazara baktığımız zaman bir sürü uluslarası firmalar görüyor ve
firmaların dünyanın farklı yerlerde üretim yaptığını, diğer farklı ülkelerde
satış yaptığını görüyoruz. Üretimin hangi ülkede yapıldığının bir önemi
olmadığını, üretilen ürünlerin de ise uluslararası fiyatlar ile karlılığı
maksimum seviyede tutmanın önemini görüyoruz. Uluslarası piyasada her bir
ürünün yaklaşık bir piyasa fiyatı bulunmaktadır. Uluslararası piyasalarda
işlem yapabilmek için üretmiş olduğumuz ürünlerde uygulayacağımız satış
fiyatlarının da bu uluslararası piyasa fiyatlarına yakın olması
gerekmektedir. Şu andaki satış fiyatlarımız bir tarafta dursun,
maliyetlerimizin bile bu uluslararası piyasa fiyatlarının üstünde olduğunu
ülke ortalaması olarak görmekteyiz. Bu şartlarda rekabet etmemiz ve
yaptığımız işten kar etmemiz için maliyetlerimizi mümkün olduğu kadar
düşürmeye çalışmalıyız. Yaptığımız maliyet düşürme hesaplarına ve yeni
teknolojiyi kullanmamıza rağmen belli bir seviyeye kadar maliyetlerimizi
düşürebiliriz. Yeni bulduğumuz maliyetlere göre tekrar uluslararası
fiyatları karşılaştırdığımızda arada farklar olacaktır. Bundan sonraki
maliyet düşürme aşamasında insan kaynaklarının önemini görmeli ve iyi
değerlendirmeliyiz. Elimizdeki insan kaynağının envanteri nedir? Bu kaynağı
en iyi şekilde nasıl kullanabilirim hesabını yapmamız gerekmektedir.
Aklımıza ilk önce elemanlarımızın teknik işleri daha iyi yapabilmesi ve
kişisel becerilerini arttırmak için eğitmek ve motivasyonlarını arttırma
yolları gelecektir. Aklımıza acaba bu yatırımı yaptığım kişi benim firmam
için doğru insan mıdır ? sorusu gelebilir. Bu soruyu cevaplayabilmek için
ilk önce firmamızın vizyonu ve hedefi nedir? sorusunun cevabını bulmamız
gerekmektedir. Daha sonra bu vizyona sahip olmak ve hedefe ulaşmak için
firmamızı konumlandırmamız gerekmektedir. Çıkan sonuca göre çalışan
profilini ve aradığımız nitelikleri belirlemeli ve buna göre kadrolarımızı
oluşturmamız doğru olanıdır. Kadroları oluştururken mümkün olduğu kadar
içeriden, temin edemiyor isek dışarıdan tamamlama yönetemini kullanmalıyız.
Bizleri bekleyen bu yeni rekabet şartlarına karşı şimdiden firmamızı
hazırlamız gerekmektedir. Bu hazırlığı yaparken insan kaynağımızın ve
yönetiminin ne kadar önemli olduğunu görmek zorundayız. |