![]() |
e-bülten |
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Funda CEYHAN
- İç Mimar ve Feng Shui
Danışmanı |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Dünya ‘ da kuzey yarımkürede kış mevsimi yaşanırken , gezegenimiz Güneş ' e daha yakındır. Dünya ' nın yörüngesi, daire değil de elips şeklinde olduğu için Dünya bazı zamanlarda Güneş'e diğer zamanlardan daha yakın olmaktadır. Ancak , yörüngesinin şekli çembere çok yakın bir elips olduğundan Güneş'e olan uzaklıktaki ufak değişimler hava sıcaklığında elle tutulur bir değişim yaratmaz. Fakat bu mesafeler, bizlerin hissettiği kadar mevsimleri yaratmaya yetmektedir. Acaba neden ?
Dünya'nın Güneş'e bakan yüzü sene boyunca değişmektedir. Dünya kutuplardan geçtiği varsaydığımız bir çizginin etrafında döner ve buna eksen adını vermekteyiz.Bu çizgi Dünya'nın Güneş etrafındaki yörüngesine yaklaşık 23,5 derecelik bir açı yapmaktadır.
Güneş, Dünya etrafında döndükçe bu eksen hep aynı yönü göstererek kalır. Bunun anlamı yılın bazı zamanlarında kuzey yarımkürenin, bazı zamanlarında da güney yarımkürenin daha dik Güneş ışığı alacağıdır. Tabii ki tüm bu eylemler hava sıcaklığı değişimlerine neden olmaktadır. Kuzey yarımküre Güneş'ten uzaklaştığında Güneş ışınları o bölgeye daha küçük bir açıyla gelmeye başlamaktadır, o zaman bu bölge diğer bölgelere göre daha az ısı alır. Güney yarımkürede yaz yaşanırken kuzey yarımkürede kış olmaktadır. 6 ay sonra bu durum tersine dönecektir ve güney yarımkürede kış yaşanacaktır çünkü bu kez güney yarımküre Güneş'ten uzaklaşmış olacaktır. Mevsimleri ortaya koyan 23,5 derecelik bu eğiklik, belki derecesi derecesine bilinmiyordu geçmişte, ancak sonuçları hayli ilgi çekici idi. Tüm Dünya, bilgisini bir edecek bir uygarlık düzeyine erişene kadar, bütün deneyimlerini son derece bireysel yaşamıştır. Klan , kabile, köy, şehir derken topluluğu oluşturan insanların sayısı arttıkça aynı hızla büyüyen endişe dalgaları da tüm Dünyayı kolayca sarmıştır. Fakat aynı gök altında yaşadığımız gerçeği bir yere kadar doğrudur. Böylece herkesin aynı kadere sahip olduğu da... Dünyanın her yerinden aynı şekilde görünmeyen gökyüzü, küresel olarak dışarıdan bakıldığında bizim Dünyamızı kapsayan ve her yarım küredeki insana farklı görsellik sunan bir yapıdır. Sistemin içindeki diğer gezegenlerin, Dünya ' nınki gibi eğimi bulunmamaktadır. Örneğin Uranüs'ün ekseninin eğimi 98 derecedir. Bu büyük yatıklık, bizim eksenimize neredeyse dik olmak üzeredir. Üstelik onun bir yılı bizim 84 yılımıza denk gelmektedir. Venüs ‘ ün bir günü ise bizim 243 günümüze bedeldir. Etrafında son derece yavaş dönen bu gezegen bir yılını da 224, 68 Dünya gününde tamamlamaktadır. Biraz daha detaylı bakarsak, 51. 158 km lik çapı ile kendi çevresinde 17,9 Dünya saatinde döner iken yörüngesini 84 Dünya yılı ile tamamlamaktadır. Çok daha fazla adını duyduğumuz Mars ise kendi çevresinde 24,6 Dünya saati ile dönmekte, yörüngesini ise 686,98 günde tamamlamaktadır.
(Sistemin içindeki oranlara lütfen dikkat edelim. İçten dışa dizilim, MERKÜR, VENÜS, DÜNYA, MARS, JÜPİTER, SATÜRN, URANÜS, NEPTÜN, PLUTON ) Tüm bunları niye anlattım ? Mevsimler bilinen sayısı ile 4 mevsim, Çin takvimi olan Luni-solar takvim için 5 mevsim olarak kabul edilmektedir. Ve Feng Shui ‘ nin olağanüstü başarılarının ardındaki gizli gücü oluşturmaktadır. Doğanın ve gökyüzünün dilini başarılı bir şekilde çözmüş olan Çin kültürü , bin yıllardır inandıklarını uygulayarak ev ve iş yerlerinde yüksek başarı sağlamanın anahtarını ellerinde tutmuşlardır. Döngüler, tekrar eden konumlar, gezegen döngüleri, güneş fırtınaları, ekinokslar, tutulmalar... Hepsinin ardında bir ritm bulunmaktadır. Bu ritmin farkına varan kültürler yaşamlarını en doğru şekilde yapılandırabilmenin de şansını yakalamışlardır. Batı Dünyasının pek çok konuyu ele alışı ile, Feng Shui ‘ de amacından sapmamış gibi görünmekle birlikte , satış mekanizmalarının önemli bir üyesi haline getirilmiştir. Felsefi yaklaşımlar, kolayca bambu flütlere, pakua aynalarına terk edilmiş, her konuda mücadelesini hazıra konarak gerçekleştiren insanlar için biçilmiş kaftan haline gelmiştir. Oysa hayatımız, sistematik, matematiksel ve döngüsel bazı evreler ile kuşatılmıştır. Bu yüzden Güneş ile ilişkimize daha yakından bakmamız gereklidir. Güneş, Dünya üzerinde 5 önemli faza sebebiyet verir. Bu besin döngüleri için de, mevsimler için de aynıdır. Yanlış okumadınız 5. Çünkü 4 ara mevsim birbirlerine geçiş süreçlerinde adını koymadığımız bir dönem yaşar. Her ne kadar ilkbahar ve sonbahar, yaz ve kış için geçiş dönemi olsa da , Çin için öyle değildir. Haklıdır da. Ona göre doğanın değişimini ifade edebilmek için kolaya kaçan 4 mevsim haricinde çok daha önemli ve sayıca fazla aşamalar bulunmaktadır. Bu aşamalar 5 element adı ile 5 önemli dönemin içinde yer almak ile birlikte gerçekte yalnızca bir bütünün küçük parçalarıdır. Aşağıda 1996 yılı ile 2004 yılları arası için güneşin mevsimsel etkilerine Çin‘in yaklaşımlarını zamanları ile görmektesiniz. ( 1/6 .... “ 6 ocak” demektir.) Daha detayı bilgiyi sitemizdeki http://www.karmaastrology.com/detay.aspx?id=110 adresinde bulabilirsiniz.
Bu 24 aşama , uygarlığın keskin sınırları ile doğaya uzak bizlere bazı önemli şeyleri yeniden hatırlatmaktadır. Eğer dikkat ile verilen dönemlerde değişimin fazlarını takip eder isek, her birinin birkaç gün fark ile hala gerçek olduğunu görürsünüz. Elementler bu şekilde döngüsel olarak devam ede dursun, biz bazı başka konulara da bakalım. İnsan ve eşya ilişkilerinde bir bilimin başlı başına konusu olacak düzenler bulunmaktadır. Eşya ve mekan tüm değişim fazlarının ancak görünen yüzüdür. Feng Shui ‘ nin de ayrılmaz bir parçasıdır. Tümevarımsal bir bakış açısı ile, eşyanın tabiatına bakarsak, oluş süreçlerinde evreler geçirdiğini , ve bu evrelerin kaynağının, içinde bulunduğu sistem olduğunu görürsünüz. “ Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır” , bir varsayım değil gerçektir. Göklerin etkilerinin yerdeki yaşama büyük yansımalarının farkında olan kültürlerden biri de kendi kültürümüzdür. Benim araştırmalarımın , en önemli kısmını ve bütün anlatılanların içinde bulunmayan bir gerçek, tüm Feng Shui bilgilerinin kaynaklarının Proto Türklere dayandığı bilgisi oluşturmaktadır. İki aylık süre içinde çıkacak olan bu konunun bilgilerini de kapsayan kitabımın, iyi bir kaynak olacağını umuyorum. Kozmoloji bilgilerinde Çin kültürü ile olağanüstü eşlik bulunan bu konu tüm yapının tabanını oluşturan göksel bir bilgidir. Ve yazılı olarak günümüze gelmiş başvuru kaynakları bulunmaktadır. Artık Feng Shui ‘ yi gözden kaçan , dikkate alınmayan Güneş sistemi döngüsü ile birlikte düşünüp, hala kaplumbağa kabuğundan fırlamış gibi gösterilen komik görüntüsünden kurtarmak bu kıymetli bilgiyi temize çıkarma zamanı gelmiştir. Mesleki bilgilerimin bana açtığı kapıların ardından değil, hemen önünden Feng Shui ‘ nin koşup çoktan geçtiğini ve beni gideceğim yerde beklediğini, insan mekan ilişkilerinde eksik gördüğüm ruhsal yapıyı ararken, onun çoktan ulaştığını gördüm. Gökleri araştırmak istediğimde çoktan hazırlanmış 10.000 yıllık takvimi ile Çin kültürünü karşımda buldum. Daha da özünde ProtoTürkler döneminde ortak bir kozmolojik döneme ulaştım. Doğa , dağlar , göller ve su kanallarına yöneldiğimde, Çin pusulası ile erken dönem Türk pusulası çıktı karşıma. Her şeyin düzenli olarak tekrar ettiğini gördüğümde Feng Shui ‘ nin kozmolojisine ulaştım. Mevsimler, renkler ve dokular ile çalıştığımda hepsinin ortaya çıkış sürecinin büyük bir döngünün parçası olduğunu gördüm. Bunun bin yıllardır bilindiğini, kendi geçmişimizi unuttuğumuzu gördüm. Bizler yalnızca tüm bunları bilmeden yaşayanlardık. Ve hayatı sürekli daha iyi hale getirme çabalarımızın listesi içinde kocaman harfler ile ŞANS yazılı kutucuğun işaretli olduğunu gördüm. Herkesin ışıklı bir tabela da görmek istediği kavramın. Şans, bütün yaşamın ekseni gibidir. Pek çok şey onun etrafında döner. Feng Shui ‘ ye göre şans , değişmeyen ve değiştirilebilir nitelikleri ile yaşamımızda bulunmaktadır. Eğer kaderi olarak, size gönderilen şansları doğru değerlendirecek bir düzeni yeryüzünde kurabilirseniz, Yin ve Yang’ ın, gece ile gündüzün, gök ile yerin, kötü ile iyinin ritmini anlayabilir ve ona sizin arzu ettiğiniz şekilde uyabilirdiniz. Yaşamlarımıza yaklaşırsak, hayallerimizin, sevgilerimizin, umutlarımızın , değiştirmeye çalıştığımız mutsuz yaşamların, biriktirmeye çalıştığımız maddi kaynaklarımızın, belki bir gün lazım olur diye bir türlü atamadığımı eşyalarımızın , sağlık problemleri olan yakınlarımızı ziyaret ettiğimiz odaların, tıka basa doldurduğumuz yıllar öncesinden kalma kazak yada ayakkabıların tıkılı olduğu sandık ve depoların, hepsinin, Feng Shui ‘ nin konusu olduğunu görürsünüz. Her birinin varlığı yaşamınızdaki şanslarınız ile ilgilidir. En küçük detaylar yaşamlarımızın gizli yöneticileri olabilmektedirler. Eğer sistemin akışı içinde doğumunuz ile yaktığınız ışığın sizler için belirlediklerini okuyan bir disipline kulak kabartırsanız , ki bu Feng Shui ‘ dir, bir doğum tarihinin hayatın ne büyük bir belirleyicisi olduğunu fark edersiniz. Evrenin döngüleri içinde, akışa ne zaman katıldığınızı doğum tarihiniz ile belirlersiniz, bu size olup bitecek olan ile, olmuş olanın işaretçisi olur. Eğer oturmak yada çalışmak üzere bir mekan seçti iseniz, o mekanın hayata başladığı bir tarih ve bir yer bulunmaktadır. O mekan da oluşlar nehrinin içine bir yerde ve bir zamanda dahil olduğu üzere bir kader ile gelmektedir. Bu dünyada her şey yenilenmek, eskimek ve seçilmek için bir sürece tabiidir. Ego ise bizi tüm oluşlardan ve akışlardan ayırandır. Gözlerimiz ego ile hayatın gizli gerçeklerine kolayca kapanır. Bizim dışımızda bir gücün tüm sistemi ayakta tuttuğu gerçeğine gözleri ve kalpleri kapatan ego deneyimlerin kocaman harfler ile sergilediği sonuçları kolayca duymazdan gelir. Günün telaşları, uykusuzluklar, parasızlıklar, gerçekleşmeyen beklentiler, zamansız gelen acılar büyük gerçeği kolayca reddetmenin bahanesi oluverir. Yaşamı bir çırpıda edilen bir kahvaltı gibi harcamaya eğilimli yaşamlar, bize zorla nefes aldırılan zamanlarda bizim için planlanan zorluklar ile bizi baş başa bırakır. Görmeyi ve duymayı reddettiğimiz şeyler , olaylar ile... Feng Shui vakitlice durmayı , ve vakitlice geçmiş ile gelecek arasına bakmayı bizlere öğretir. Bu dünyada alınmış ilk soluğun zaman ve yerinin, tüm telaşı nasıl geçireceğimizin haberini verecek olması harika bir hediyedir. Feng ve Shui , rüzgar ve su.... Enerji kaynağımızı nasıl kullanacağımızın kolaylıklarını hazırlamış bir disiplin. Rüzgar getirecek ve su dağıtacaktır. Vakitlice olmamız gereken yerde bulunduğumuzda rüzgarın meltemine, suyun tatlı akıntısına yakalanır, sellerin ve fırtınaların uzaktan izleyicisi oluruz. Tüm güneş sistemi hareket etmektedir. Yeni enerjiler biçimlenmekte , yeni kaderler hasıl olmaktadır. Baharın ilk ve son olanı yeniden gerçekleşecek, kış ve yaz yine belirecektir. Hayatlarımız bir kez daha gecenin karanlığına bürünecek, ve bir kez daha gün ışığı ile parlayacaktır. Yaşamımızda beliren inişli çıkışlı dönemler yin ve yang ‘ ın sonuçlarıdır. Döngü kendinin zıttı ile var olur ve hep sevindiğimiz zamanlar dışında , mutsuzluklarımızı ve üzüleceklerimizi de getirir. İşte akış içinde ki bu iniş çıkışlara yürek kabartmamız hayatın bir şekilde bizim için planladığı bir yolculuğun yolcusu olduğumuzu kabul etmemizi sağlar. Bu sayede Feng ve Shui ‘ nin bizlere fısıldayacağı ipuçlarına kulak kabartıp, uyanık bir bilinç ile tüm olan biteni yönetecek hale gelebiliriz. Bizlere çeşitli ekoller ile kendini ifade etmeye çalışan bu sistem için , hayatınıza kolaylıklar getirecek önerileri bu yazılarda vereceğim. Tüm bilgiyi, mutlu olmak, zengin olmak, hastalıksız sağlıklı bir yaşam sürmek, paylaşmak, büyümek, eğitmek, zapt etmek yada tüketmek için kullanabilirsiniz. Her şeye açık bu harika yöntem için kalbinizi açın, o zaman mekanlarınız huzur ve mutluluk dolacak ve o zaman size ortaklık eden çevrenin, eşyanın ve bitkinin sesini duyacaksınız. Bir Taocu düşünür "Bir ağacı kesmek için en elverişli zaman ya devrilecek kadar erişkin yada kökünden kolayca sökülecek kadar genç olduğu zamandır." der. İşte hayatımızın her türlü detayında, söküp atılacak bir ilişkiden, kağıt üstündeki ortaklığa yada 30 yıldır kullandığınız arabadan, çocuğunuz ile kurduğunuz bir türlü düzelmeyen iletişiminize kadar her şeyin en kolay gerçekleşeceği bir zaman bulunur. Feng Shui işte bunu gerçekleştirmek ve kalp gözünü yavaşça açabilmek için yanımızdadır. Üzerinize doğru gelen bir tren görürseniz kaçmanız gereklidir. Ancak bazen tren yoluna çıkmakta olduğunuzu haber veren bir dostun sesini duyabilirsiniz. Size gelen şansları ve şanssızlıkları yakalamak için Feng Shui uygulayın ! Böylece Tren yoluna karşı sizi uyaracak bir dost edinirsiniz.
İç Mimar ve Feng Shui Danışmanı |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||