"Kendimi boş bir odaya dönüştürmek istiyorum.
Eğik güneş ışıklarının vurduğu sessiz beyaz duvarlar
Ve taze bir meltem açık pencerelerin arasından."
(Deng Ming-Dao)
Feng Shui ile ilgili yazıları yıllardır araştırıp
okuyorum. Onun, kitaplarda esmeyen rüzgarını bazen
hissederim. Yalandan biraz çiçek kokusu, rengarenk bir
doku ve ışıldayarak akan nehri gelir gözümün önüne.
Adeta bir yerde hep var olmuş gibi....
Bir sevgiyi yitirmiş herkes , bir eşyanın tamamı ile
geri koyamayacağı , ancak çok şeye değer o enerjinin, o
tatlı esintinin ne olduğunu çok iyi bilir . Eğer artık
kokusu uzakta ise sevdiğinizin, eşyaların konuştuğunu
ve dile geldiğini en çok siz bilirsiniz. Kalbinde her
hangi bir aşkın sevgi ile , derin bir acı yaşamış
herkes, bir biblonun kıvrımlarına sığan koca bir ömrün
değerini çok iyi bilir.
|
 |
 |
Dünyanın
öbür ucuna gerçeği bulmak için gitseniz de, sizi
kutsayan bir el başınızı şefkatle okşa da, çıkılması en
dik tepelerde, dağlarda , manastırlarda yitirdiklerinizi
arasanız da, birlikte satın alınmış bir biblo' nun , hep
yanı başınızda olacak olan o hatıranın taşıyıcısının
kıymeti tüm ruhsal yolculuklardan daha büyük olacaktır.
Hediye edilmiş ama çalışmayan bir saatin hayali tik
takları kulağınızı kolayca doldurur. Artık çalmaktan
çoktan bozulmuş bir plak dönmese de pikabında, ruhunuz
duvarlara sinmiş sesleri dinler durur. Mekanlar,
odalar, eşyalar her şeyi kaydeder. Siz onları unutsanız
da onlar sizi unutmaz.
Nazik ruhumuz her zaman korunmaya muhtaç olacaktır. Biri
ile olmasa da bir şey ile sarmalanmayı her zaman
isteyecektir. Yalnızlıklara ilaç olsun diye güzel
mekanlar yarıtırız. Bir mum ışığı , güzel bir müzik.
Belki yalnızca bir güzel çiçek. Yalnızlık bastırmadan
edinilmiş pek çok eşyamız. Nasıl olsa varlar diye mutlu
olunan hatıraların parçaları.
|
|
Onlar
ile zaman zaman konuşulur. Bir baba, bir anne , bir
sevgili hatırlanır bir biblo da. Yaşamımızın en kıymetli
köşesinde ışıldar biz ondan vazgeçene kadar. Bu yüzden
hiç taşınılmayan, hiç terk edilmeyen odalar vardır.
Kokusu
çıkmasın diye sevdiğinin, hiç yıkanmamış battaniyeler
vardır.
Sonra
ipin ucu kaçıverir. Hayatın zorlu yarışına kolay
katlanabilmek için saklamaya başlarız her şeyi. Korkular
büyüdükçe daha çok şey satın alırız. Daha çok şeyin
sahibi olarak hatıralara gömülürüz. En kalın yorganlar
en soğuk günler için, en yumuşak yataklar, en yorucu
günler için alınır. Sıcak günler için en iyi soğutan
buzdolapları, sağlık için alınmış taze sebzeleri
saklayan en iyi kaplar, gözlerin geç bozulması için
özenle alınmış aydınlatma elemanları, en kalın çoraplar
, telaşlarımız için en güzel kokmak için harika
kokular.....
Yarın
mutlaka gelecek diye sürekli aldıklarımız,
biriktirdiklerimiz, hiç kullanmasak da sakladıklarımız.
Bomboş bir odada başlayan serüveniniz yıllar içinde
birikmiş eşyalar ile yaşamaya döner. Eller pencerelere
uzanır. Sıkıntılar dağılsın, temiz hava alınsın diye ,
rüzgar içeri çağrılır. Bir soğuk hava dolaşır odada. Kış
günü serinleyen eşyalar pencereler yeniden kapandığında
daha bir yakın ve daha bir sizin görünür. Evinizdesiniz
ve sizin olanlarlasınızdır.
Geçen
gün bir arkadaşım, "Feng Shui için temizlik yapmak
gerekli demiştin, hatıraları olan bunca eşyayı nasıl
terk edeceğim ?" dedi. Anıların eskittiği , sizin
ile gönül bağı olan eşyalarınızı öylece çöpe atmak
zorunda değilsiniz. Atılması gerekenler, geleceğinizi
şekillendirirken önünüze çıkacak olanlardır.
Hatıralarınız ile yaşarken , ruhunuz daha özgür ise,
tutun onları. Hayat kaynağınız, bağlarınız onlardan
geçiyorsa bırakmayın. Ama onlara hak ettikleri yerleri
de vermelisiniz. Onlara bir hatıralar köşesi
hazırlamalısınız. Pek çok eskinin içinde, öylece uzun
zamandır duruyorlarsa, geleceğinizi engelleyen
geçmişiniz ile yüzleşmelisiniz artık. Onları yeteri
kadar hatırlanacak köşelerine yerleştirmelisiniz.
Eşyalar
ile olan ilişkimiz her zaman , endişelerimiz ile
umutlarımızın karışımı bir zamanda şekillenmeye başlar.
Hayatımızın genç yaşlarında edindiğimiz eşyalar, orta
yaştakileri bir türlü anlamaz. Yaşlılığımızda ısrarla
atılmayan bir bardak, torunun dağınık odasını bir türlü
anlamayacaktır. Haklıdır da.
Koca
bir ömür kolayca geçmiştir. Ve hiç bitmeyecek gibi
yaşayana yabancı kalmıştır.
|
 |
Geçmişiniz ile şimdinin ve geleceğin her birini
yaşanmaya değer gösteren bir yaşam planı yapmalısınız.
Ne onlarca sayıda birikmiş eşya, bir koca gün yada
haftayı temizliklerine ayıracak kadar saklanmalı, ne de
hayat nasıl olsa geçip gidecek diye hiç beklemeden çöpe
atılmalı.! Her ikisi de şimdinin güzelliğini karalar.
Her
şeyi yeteri kadar bekletmeli, yeteri kadar
saklamalısınız. Unutmayınız, alışkanlıklarınız
vazgeçemediğiniz sevgileriniz gibidir. Onlar sizi
bırakmak istese de ,siz onları bırakmak istemezsiniz.
Evlerimizde biriktirdiğimiz tüm eşyalar da,
geleceğinize koşarken yolunuza koyduğunuz engellerdir.
Ve onlar terk edemediklerimizin sembolleridir. İyi bir
geleceğe yüreklice merhaba demek için, evinizin
kıyısından köşesinden eşyalarınızı bulun ve yüzleşin
onlarla. Belki artık gitmek istiyorlardır...
Hayalini kurduğu dizeleri
dolma kalemi ile yazabileceği beyaz bir yaprağı
arzulayan insan ruhu gibi döşemeli odaları.
Hiçbir şeysiz titreşecek iki ruhun aşkı ile okşamalı ve
renklendirmeli.
Kalmayı arzu edecek bir cennette gibi yaşamalı ve içine
davet edecek engin bir sevgi ile aydınlatmalı.....
Feng Shui ' nin o tatlı rüzgarı dolaşmalı ve
unutulanları hatırlatmalı. Önce kendimizi kendimize. !
|