Gözleri, yerdeki gerçekleri
anlamak için uzun zamandır göklere de dönük insanoğlu, tekrar
etmekte olan bir akışın merkezinde olduğunu gördü ve bir sonraki
adımı atmak için, yaşam şartlarını kontrol etmekte olan gücün ne
demek istediğinin peşine düştü. Aç kalmasının yada üremesinin,
göksel hareketlerin yerdeki olağanüstü değişimlere yansıması ile
ilgili bağını gördü , kendini korumak ve varlığını devam
ettirmek için , tüm bu olan biteni anlamak ve ne zaman tekrar
edeceğini bilmek zorunda idi.
Doğanın ve göğün ritmini takip
etti, korku’ nun büyüme gücü, endişenin yayılma kabiliyeti,
kendininkileri aşıp, şehrini sardığında tüm bunların kaydını
tutmaya , geleceğe dönük ihtimalleri not etmeye başladı.
Ve onlar korkuların en büyüğünü
yaşadıklarını, geleceği kendisine haber veren yöntemlere
gösterdikleri büyük bağlılık ile ispat etmiş oldular. Korkmakta
haklıydılar ; Tarihte yerleşim birimlerini hedeflemiş büyük
felaketlerden, dünyanın onlara zaman zaman ihanet ettiğini çok
iyi bilmekteyiz. Ne yazık ki, huzurlu yaşamlarının
değişmeyeceğine inanan pek çok kültür, bu yüzden yıllarca yerini
yurdunu gökler bildiği Tanrı ' larının onlara kızdığını
düşünmüşlerdir..
İnsanlarını kızgın lavlara
gömen, azgın nehirlere teslim eden, kabaran yeryüzüne yenik
düşen hükümdarlar, çareyi sınırlı ve kontrollü sayıda verilecek
kurbanlar ile çözmeye çalışıp, potansiyel kızgınlığı
gidereceğini düşünmüş , buna bağımlı olmak ile aslında doğal
olan felaketlerin yamacında yaşamaktan da geri kalmamışlardır.
Bu tecrübeler üzerine,
endişelerin büyük bir titizlik ile şekillendirdiği "Feng Shui"
disiplini ve "Mekan Astrolojisi" gök ve yer hareketlerinin
öngörüsü üzerine önerilerde bulunarak, bundan yaklaşık 4000 yıl
önce beklentilerin ve güvensizliklerin yönünü değiştirmiştir....
4000 yıldır her yeni döngüde, geçmiştekileri doğrulayan
deneyimler ile büyüyerek devam eden bu yöntem, bugün
endişelerimiz kısmen değişmiş olsa da geçerliliğini
korumaktadır.
Erken dönem pusula'ların
tarihsel kaynaklarına bakar isek M.Ö. 3000 yıllarından Feng Shui
önerileri ile farklı isimlerde karşılaşmaktayız. Bunları
elbette detayları ile daha sonra inceleyeceğiz. Ancak bir
sorunumuz vardır ki, Bunca yılın korku ve birikimlerini aştıktan
sonra günümüze geldiğimizde , temelinin Astrolojik ve Astronomik
gözlemler olduğu gerçeğinin artık bilinmesi gerekli olan "Feng
Shui" uygulamaları , kendi içindeki engelleri bin yılları
devirerek aşabilmiş, ancak günümüz insanının yarı bilgili
zihinlerine hapis olmuştur.
İç mimari, mekan yada yön
bilgisi olmadan, Astronomik yada Astrolojik olarak bulunduğu
dünyanın döngülerini bilmeyen uygulamacılar bu konuda
danışmanlıklar yapmaktadırlar. Feng Shui, bu uygulamacılardan
habersizdir...! Bugün onlardan olmamak için bu anlayışın en
başında bizimde yapmamız gereken önemli bir şey vardır ki; “Feng
Shui” ‘ nin medya ‘ da sık sık söylendiği gibi bir kaplumbağanın
sırtından çıktığı kandırmacasından uzak durmaktır. Bu çocukça ve
yolunu şaşırmış bilgi aslında bilginin tümünü merak etmek için
ufak bir işaretten başka bir şey değildir.
"Kaplumbağa üzerindeki
noktaların ifade ettiği sayıların, "Lo shu" karesini oluşturduğu
ve bu sayıların hayatımızın belli alanlarında etkili olduğu"
bilgisi elbette analizlerden faydalanmaya yetmeyecektir. Ancak
"Göksel hareketlerin, bunları oluşturan takım yıldızların
döngülerinin ve konumlarının , bazı noktalamalar olarak ifadesi
olan "Lo shu" karesinden" bahseder isek her şey berraklaşmaya
başlayacaktır.
Feng Shui "Lo shu" karesinin
dört bir köşesine gökyüzünü yaymış ve onlara devinimlerindeki
ilişkileri ispat eden sayı değerleri vermiştir. Özünde
Ekinokslar , Takımyıldızlar , Gezegenler ile Ay durakları olan
bu ilişkiler zinciri, hem doğum tarihine bağlı olarak kişi
üzerinde , hem de yeryüzündeki konumlanmasına göre mekanlar
üzerinde öngörü yapmaya izin vermektedir. İçleri sayılar ile
dolu "Lo shu" karesi , takımyıldızların düzenli ve tekrar eden
dönüşleri nedeni ile hareketli bir karedir.
Yer değiştiriyor gibi görünen
takımyıldızlar, sayısal değerlerin “Lo shu” karesi içinde yer
değiştirmesi ile yada bizim sıkça kullandığımız “uçması” eylemi
ile bazı kombinasyonları da ortaya koymuş ve bizim "Mekan
Astrolojisi" olarak adlandırdığımız çalışmaların başvuru
kaynağını belirlemiştir. Uçmak eylemi’ nin kaynağı, yıldızların
hareket ediyor gibi görünmesinde gizlidir. Yöntemin İngilizce
kaynaklı ismi de “ Flying Star” dır.Bugüne kadar pek çok Feng
Shui kaynağında , bir ev yada iş yeri planı üzerinde uygulama
yapma metotları gördünüz. Neredeyse hepsinde ,öneriler ana
kapınızı size verilen Bagua’ nın 9' lu karesinin kuzeyi ile
ortak kılan değişmeyen analizi üzerine idi.
Ancak, bir mekan en doğru
şekilde , yeri pusulayla belirlenmiş , ana kapısının bakış yönü
ve plan ‘ ı hatasız çıkarılmış, o mekanı paylaşan kişilerin
doğum tarihleri ve yaşanılacak mekanın doğum tarihinin, "Flying
Star" yöntemi ile analiz edilmesiyle gerçekleştirilebilir. Bu
analizler sayesinde kişiler ve mekanların uzun ve kısa vadeli
dönem kaliteleri , iniş ve çıkışlı dönemlerinin zamanları ve
bunların odaklandığı mekanlar tespit edilir.. Şanslı ve Şanssız
dönemleri ile, en uygun element, renk ve şekilleri belli olan,
ayrıca İç Mimari' nin getirdiği en doğru yerleşim planı ile
uyumu sağlanan kişi, kişiler ve mekanlar uygun bir ortaklık
içinde yeniden programlanırlar. Unutmayalım ki, Dünya üzerinde
varlığından bahsettiğiniz açık yada kapalı herhangi bir mekan,
bulunduğu konum itibari ile Güneş sistemi üzerinde bir
koordinatta bulunmaktadır. Bu yüzden de değişken olmak koşulu
ile pek çok düzeyde etkiye maruz kalır.Kişisel bir horoskop
çıkarabilmek için doğum tarihinize, saatinize ve doğum yerinizin
koordinatlarına ihtiyacımız vardır.Doğduğunuz zaman aldığınız
ilk ışık , sizin yaşamınızın tümünün işaretçisidir.
Bir mekan için de bunu
gerçekleştirmek, koordinatlarının doğru şekilde tespiti ile
olur. Bu yüzden Feng Shui uygulayabilmek için, pusula yöntemini
kullanmak zorundayızdır.
Bunun için mekanların tam
derecesi ile bakış ve oturuş yönü tespit edilerek, “Luo Pan”
pusulasındaki 24 Dağ ' dan biri ile ilişkilendirilir. Bu tarif
aracılığı ile , üzerinde hareket etmekte olan gökyüzünden aldığı
değişken etkiler araştırılır. Ve bu koordinata göre göksel
hareketler döngüleri ile mekanın nabzını tutmaya devam eder. Ve
yine unutmayalım ki, bir mekanın kaderinden bahsedebilmek için,
onun içinde bulunan yani o mekanı bir şekilde kullanmakta olan
insan enerjisinden de mutlaka bahsetmek gereklidir. Üstelik bu
birliktelik, yalnızca Flying Star yöntemi ile değil , aynı
zamanda “9 Star ki” , 8 mansion, 5 elementin dengelemeleri, Dağ
ve Su ‘ yun yerinin belirlenmesi, 24 dağ ‘ ın okunması ve
kişinin detaylı bir şekilde doğum tarihine göre “ 4 Pillars ”
chart ‘ ının çıkarılması gibi destekler ile analiz edilmektedir.
Bir Feng Shui uygulayıcısı
olmak ve bunu doğru gerçekleştirmek için önce Astronomik,
Astrolojik ve Mekansal bilgiler ile Antropometrik ve Ergonomik
ilkelerin bilgisinin çoğuna sahip olmanız gereklidir. 5 Element,
yeraltı suları , ayın 28 durağı, 12 hayvansal sembol ve
kaynakları yada Büyük ayı takım yıldızı ile Draco' nun gizemi,
Chi, Tai Sui yada “Luo Pan” ' ı ve daha birçoklarını saymıyorum
bile....! Daha açık söylemek gerekirse, ana kapısının baktığı
yön göz ardı edilerek , temel bir şablon ( Bagua Gayeleri
yöntemi ) ile analiz edilen mekanlar içinde yaşayan insanların
refahı ve huzuru beklendiği gibi olmayacaktır. Güneşin etrafında
ve kendi etrafınızda hiç durmadan döndüğünüzü unutarak, Güneş
fırtınalarını, manyetik alanları, yeraltı suları devinimlerini
yada yüzey şekillerini ve de , göksel değişimleri yok sayarak
bulunduğunuz yerin kaderi hakkında öngörüde bulunamazsınız.
Bir iç mimar olarak birlikte,
mekanlarınızı arzu ettiğiniz gibi döşeyebiliriz. Hayallerinizi
süsleyen masalsı mekanlar ile, bir çilehane arasındaki yelpazede
istediğiniz gibi gezinebiliriz. Günün modasına uygun olarak
kırmızıyı birlikte yeşile boyayabiliriz. Ancak mevsimlerin
değişimlerinde gizli, element fazlarını unutarak, renk ve
materyal çılgınlığının büyülü çekiciliğine kapılıp, sizin
element dengenizi hiçe sayan bir yerde , toplumun ego ve
beklentilerinin ürünü olan mekanlara ruhunuzu zorla kabul
ettirmeye çalışarak daha ne kadar barınabilirsiniz.
Zorlukla , büyük bir emekle
edindiğiniz değerlerinizin ve bunlara yaslanıp kurduğunuz
yuvanızın huzurunun daha ne kadar devam edeceğini,sizde merak
etmiyor musunuz ?
Gelin, moda yada tüketici
toplumun bakış açılarının getirdiği “ hemen alalım” tuzaklarının
içine düşmeden , içsel yolculuğumuza yol bulalım. Bunu yaparken
, Feng Shui , Çin Astrolojisi ve Mekan Astrolojisi bize
,yaşadığımız yıla hakim kuvvetin gücünü, gece ile gündüzün
dengesini, içsel siyah ve beyazı, ruhumuzdaki sonbahar ile kışı
bize anlatır iken, üzerimize gelen duvarlara direnen güç
olacaklardır.
Yaşamın yükünü hafifleten bu
masum çabayı, iç mimarlığın olağanüstü kaynakları ile destekli
olarak sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum...Tüm bu karışık
gibi görünen yeni bilgilerin ilişkilerini ve güzel etkilerini,
doğum tarihini öğreneceğiniz ev ve iş yerinizin kaderini
araştırmayı sizlerle birlikte yapacağız.. Bir dahaki yazımızda
zamanın gizemleri, döngüleri ile mekan ilişkilerinde görüşmek
üzere, eğimli, kıvrak hareketlerin sevgi ve şefkat hissini
doğurduğunu hatırlatarak sizi merakta bırakıyor ve
çekiliyorum...
Saygı ve Sevgilerimle