|
'......Çay
evi öyle mütevazi bir yapıdadır ki, en küçük japon evlerinden
bile daha küçüktür. Yapımında kullanılan malzeme seçkin bir
yoksulluğu çağrıştırmalıdır......'
(Çay kitabı)
Öncesi ve
devamı olan bu çay kitabının bir iki satırı, ruhumu titreştiren
bir kaç kelimeyi hediye etti bana... 'Seçkin bir yoksulluk'...
Bu kez yaşadığınız
mekanı , eşyalarınızdaki asil ruhu hissetmeniz için yeniden gezmenizi
istiyorum. Ne ve kim için, ne kadar uğraşılarak yaratılmış eşyalar ile
hayatınızı paylaşıyorsunuz.?
Bedenimizi kavrayan tüm
giysi ve yapılar , mekanlar, odalar , iş yerleri , arzuların karmaşık
görüngüsüdür. Çoğu zaman çabucak, dar zamanlara bir an önce sığsın diye
büyük bir koşuşturma içinde, uzaktan kumanda edişler ile
yaratılmışlardır. Neredeyse yaşayacak kişinin yerinde temasına hiç maruz
kalmamış ve ne için imal edildiğini bilmeyen bir çok eşya, kendisine
yabancı bir ortama düşmüş ve bunun soğukluğunu adeta tüm mekana
vermektedir. Batının hızlı gerçekleşmesini istediği çabalarına yenik
düşen mekanlar , niyetlerin tutsağı olmuştur. Ve bir çay evinden tamamen
uzak olarak.....!
Altına hücum için
yıllarca haklı sebepler gösterilmiştir. Bin değil, on binlerce insanın
yolculuğunun ışığı bu yalancı sarı ışık olmuştur. O zamanlardan
kalmamıdır bilinmez, bu yalancı ışık artık evlere teslim sistemi ile,
hayatımızın ruhsal grafiğini düşürmeye devam eden büyük bir satın al
sisteminin parçası olarak parlamaya devam etmektedir. Ve yine çay
evinden tamamen uzak olarak.....! |

Bir çay evine
girmek isterseniz, bir samurai bile olsanız, eğilerek alçak
kapıdan geçmek ve tüm egonuzu dışarda bırakmak zorundasınızdır.
sizi karşılayan son derece özenli üretilmiş bir vazonun içinde
son derece özenle dizilmiş harika çiçekler , az önceki tüm hayat
endişelerinizi kapının dışında bırakır. Biz batı işletim
sisteminin parçası olan insanlar da , tüm sevgi ve iyi niyet
dolu çabalarımıza rağmen, ne yazık ki, kapının girişinde
kendimizi bir portmanto ile karşılamayı tercih ederiz.İsraf
olmasın diye küçük watt ' ta kullanılan antre aydınlatması ,
kirli ve az önce çıkarılmış ve yorgunluktan kaldırılmaya fırsat
bulunmamış altı kirli ayakkabılar, çocuğunuzun okul dönüşü yarın
tatil olduğu için fırlatıp attığı okul çantası ile kirli
eşofmanları, eşinizin açmasa da eve getirdiği ve taaa iki gün
sonra işe götüreceği evrak çantası....
Bizler ne yazık ki
kendimizi tercihlerimiz için başka fırsatlarımız olsa da daha kötülerine
mahkum edebiliyoruz. Konumuz Çay evi değil, ama onun kadar özeni hak
eden bir ev, bir iş yeri. Size ait olan ve size hoş geldiniz diyen bir
ev ve iş yeri.
|
|
Öyleyse Feng Shui ' nin
felsefesini, dağınıklıklarımızı toparlayarak ve kullanmak üzere
seçtiğimiz eşyaları az sayıda ve özenle seçerek uygulamaya başlayalım.
Eşyalarımız, mekan ne olursa olsun sayıca az olmalıdır. Varlıkları
hizmet ettikleri amacı aşmamalı ve seçkin bir yoksulluğun izlerini
taşıyacak kadar mağrur olmalıdır. Bomboş , bir çiçek, bir minder
ve bir kap yemeğin özenle yerleştiği ve zaten başka bir şey olamayacak
kadar imkansızlıkların içinde bir mekan izin verirseniz seçkin
görünebilir. Bu azlık, bu yoksunluk , gerisinde pek az bir ego ile
fedakarlık taşıyor olabilir ve öyle var olmaktan gocunmayan bir insanın
karakterinde, mekanda şekil bulabilir. Bizlerinde , kapınızı
kapattığınızda egonuzu dışarıda bırakacak bir hoş geldin karşılaması
sağlayan antremiz neden olmasın. Portmantonuzun yerini, ayakkabılarınız
çirkin çıplaklığını, nasıl olsa kirleniyor diye rengi soluk öylece duran
giriş halısının konumunu bir daha düşünün. Onlara seçkinliklerinizi geri
kazandırmalısınız. Bu sağladığınız zaman kendinize duyduğunuz saygının
müthiş ışıltısını görecek ve neleri hak ettiğinizi bir kez daha
düşüneceksiniz. Üstelik yaşamın tüm bunların dışında gibi görünen
acımasız soğuğuna rağmen.
Eğer , aslında her
şeyin, bizlerin hayata yansıttıklarımızın sonuçları olarak bize dönmekte
olduğu gerçeğini görebilirsek, seçtiğimiz her renk ve şekil için bir kez
daha düşüneceğiz.
Yeni bir ev döşeme
telaşında olanlar, anlatılanları gerçekleştirirken önlerinde yeni bir
kapı açabilirler. Ve döşemiş olanlarda elde etmiş olduklarına bir kez
daha göz gezdirebilirler. Mekanlarınızı, seçkinliğini markasında değil,
ruhunda olan 'Şey ' ler ' ile döşerseniz, hayatın olağanüstü
titreşimlerinin kapının yada pencerenin nerede ve hangi yönde olduğuna
bakmaksınız size koşarak geldiğini göreceksiniz.
Kua sayınız, ev yada iş
yerinizin yönü ne olursa olsun, hayatımızın akışını belirleyen her şey
bizlerin seçimleri tarafından belirlenir. Özgür iradenizin size
getirecekleri, büyük kaderin köşe başlarına koyduğu yön tabelaları ile
sınırlansa da , bize bırakılan dar zaman ve alanda iyileri tercih etmek
ve onlar için mücadele etmek her zaman elimizdedir.
Bu yüzden önce
seçkin bir yoksulluğun gizemine kalbinizi açmalısınız ve
mekanlarınıza büyük bir boşluğu nasılda kolayca doldurduğunuzu
düşünerek yeniden bakmalısınız. Kalbinizin , ruhunuzun ,
saflığınızın da mekanlarınız gibi nasılda kolayca kuşatıldığını
ve nasıl da kolayca renklerin ve ışıkların büyüsüne
kapıldığınızı görün. Bunu gördüğünüz zaman Feng Shui ' nin
yönlere uygun gördüğü renk ve şekillerin neden bu kadar önemli
olduğunu zaman içinde anlayacak ve kabul edeceksiniz.
Sevgilerimle,
İç Mimar ve Feng Shui danışmanı Funda Ceyhan
| |