|
Hiç yağmurun sesini
gözlerinizi kapatıp dinlediniz mi ? Ve hiç , sizin için yağdığını
düşündünüz mü ? Onca yolu sizin için gelmiş olduğunu ve size sizi
hatırlatmak için ısrarla kendini tekrarladığını .....
Israrla, tekrar , tekrar, tekrar yağdığını....
Ona yakından bakmanız için size zaman tanıdığını, minik çocuklarının her
birinin olağanüstü serüvenini merak etmeniz ve onu dinlemeniz için en
güzel seslerini siz bir ağacın altında onu dinlerken , yapraklarla
konuşarak duyurduğunu....
Onunla ıslanmak için cesaret göstermenize vakit tanımak ve sizi
yüreklendirmek için ısrarcı olduğunu düşündünüz mü?
Ondan kaçmadan , onu sevmeniz için çok ama çok zaman olanca sakinliğince
kendini oluşa bıraktığına hiç dikkat ettiniz mi ?
Hatta eğer ısrarla bir pencerenin ardından ona bakıyorsanız, yağarak,
yağarak, yağarak sizi beklediğini fark ettiniz mi?
Peki ben bunca anlatıdan sonra sizi davet etsem gelir miydiniz ? Hadi
gelin , tutun elimden biraz yürüyelim. Şöyle biraz ileride bir orman
var. Güvenlidir korkmayın , oraya bizi anlamayan hiçbir şey giremez.
Yalnızca ağaçlar, biz ve yağmur !
Hadi gelin gelin........
Bakın şurada bir yere oturalım. Şimdi gözlerinizi kapatın ve dinleyin
yağmuru sizin için yağıyor....
Ne kadar önemli olduğunuzu hatırlatmak, ve sizi sarmak için...
Düşündüğünüz her kötü şeyden arındırmak için. Eğer saklıyorsanız bir
şeyleri, korkmayın duyacak diye, o biliyor zaten başından beri......
Biliyor ve umursamıyor, biliyor ve yargılamıyor bizim gibi...
O geldiği yeri hatırlıyor ve bize anlatacak , gelin dinleyelim.
“Safım ben , sana kendimi anlatmak için uzun yol geldim ama değişmedim.
Sana seni hatırlatmaya ve yolunu açmaya geldim.
Kırgınlıklarını anladığımı bilmelisin ve dönmek için gücün olmadığını
söylesen de , ben seni bilirim, dönebilirsin.
Zamanı tanırım, senin gibi savaşmam onunla, bu yüzden yağıyorum, akışa
bıraktım kendimi, ve farkım bu senden ; direnmemek !
İster inan ister inanma işte bu ben değilim.
Geldiğim yerde söylenen şarkılar, yalnızca duyulmaz görülür.
Bu yüzden hepimiz çalışırız orada duyamayana göstermek için.
Ve benim bundandır ki, iki yüzüm var, biri sesim, biri görüntüm.
Ve tekrar söylüyorum, bu senin ve bütün insanlar için...
Geldiğim yerde her yer pırıl pırıldır. Sizin ki gibi değil. Biz sevmeyi
biliriz .
Bu yüzden ışıldar , gözlerimiz, kalbimiz, sesimiz.
Ve bu yüzden hiç yitirmedik, kendimizi, biz sevmeyi biliriz.
Ve damlalarımı paylaştım sizinle,
Dostum ışık yardım etti bana ve gösterdim size rengimi,
Size ışığı kırdım içimde, ve renkleri tanıttım unutmayasınız ruhunuzdaki
güzelliği diye, ve size bir zaman çok çok çok yağdım.
Karalarda ayrı düşüp geri dönmek nedir bulasınız diye....
Ve size her şeyi yarattık birlikte.....Saflığı her şeyin içine koyduk.
Korunsun ve yaşam tekrar etsin diye...
Şimdi sen güzel insan oturmuş beni yapraklar ve toprağın kokusu arasında
dinlerken, sana derim ki hatırlamalısın geldiğin yeri... ve yaşadığın
yeri dönüştürmelisin.
Kalbinden başla önce...Vicdanını temiz kıl, ve kendini tazele, şöyle
derinlere baktıkça yıkıntılarının içinde unuttuğun bir pırıltı
göreceksin.
Işığı sana eve dönüş yolunu gösteren küçük bir inci....Onu yeniden
sevmeli ve baş tacı etmelisin.
Kendini değiştirmeli ve eve dönmelisin. Ve beraberinde herkesi
getirmelisin.“
|