|
İnsanlar
güce ulaşmayı başarmışların, yıkıntıların altından sapasağlam
kurtulmuşların peşinden kolayca giderler. Hikayeleri büyüleyicidir.
Serüvenleri, sizi hikayeyi okuduktan sonra yerinize bir süre sabitler ve
sonra koltuğunuzdan kaybettiklerinizi ve yetişemediklerinizi tamamlamak
üzere fırlayıp gitmek istersiniz. Zaman sorgulanır,sizin için olan ve
biten şeyler, onların anlattıklarına benzer olabilmiş midir ?, aynı
tarihlerde neler yapılabilmiştir.?, boşa geçirilen zamanlara
hayıflanılır. Ve şimdi elde ne vardır ?.....
Hayatını ızdıraplar ve/veya imkansızlıklar içinde geçirmiş, okunması
bile güç isteyen bazı hikayelerin sahipleri, cesareti olanların
hayatlarına kitaplar ile sızmayı başarır. Kendi yaşamınızda yapmaya
cesaret edemediklerinizin yapımcılarının yaşamlarına bu sayede kolayca
konuk olursunuz.
Ve hikaye gelip, şimdi herşeye rağmen ve onlara rağmen nasıl
yaşadığınıza odaklanır. Kendinizi sorgulamaya başlarsınız.
Nasıl yaşıyorsunuz....?
Tercihlerinizin ve seçimlerinizin sizi yarattığı bir dünyada varolma
seçenekleriniz neler ?
Neleri kenara ittiniz ve neye rağmen oradasınız ?
Hemen şimdi oturduğunuz yerin yakınlarına bakın. Hayatınızın ne kadarı
sizin ?
Etrafınızdaki eşyaları tanıyor musunuz ?.
Her gece üzerinize örttüğünüz battaniyeniz sizi nelerden koruyor
?...Yalnızca soğuktan mı...Yoksa gölge benliklerimiz mi geceleri
üzerimize geliyor.
Hangi ayakkabıları giymeyi tercih ediyor sunuz ?...Sabah işinize
giderken, yolları ezip geçerken hayata bıraktığınız yükünüz nedir ?
En
son ne zaman kendiniz için bir şey tercih ettiniz. ?
Kilolarınızı aldınız, belinizde simit gibi sizi sarmış fazlalıklarınızın
sorumluluğunu kaç kişi paylaşıyorsunuz, tüm aileniz sizin kilolarınızdan
sorumlu mu, yoksa hepsi sizin seçiminiz mi ?
Tüm bu bunaltıcı soruları kendinize bir kez daha sorun...Kendinize
hayatın içinde ayırdığınız vakti sorgulayın. Ve geleceğinizi yaratmak
için gerçekten neler yapabildiğinizi ve neler yapamadığınızı düşünün.
Hayata karşı gösterdiğimiz onu kontrol edebilme gücü, karakterimiz ile
doğru orantılıdır. Bir eve yansıyan tüm şekiller, objeler ve renkler, o
evi paylaşan kendinizin ve hayatınızı bu şekilde gerçekleştirme
arzunuzun sonuçlarıdır. Firmalara, eşyalarınızın köşe ya da bucaklarını
daha kırmızı ya da daha yuvarlak yapamadığı için tasarımcılara kızmayın.
Herkes yarattıkları ile kendini özgürce ifade eder.
Onları siz seçtiniz. Doğru olan gelene kadar ve evren sizin için iyi
olanı fısıldayana kadar beklemediniz. Belki kararlarınızı yakın
dostlarınızın, eşinizin ya da firma yetkilisinin önerilerine göre
seçtiniz.
Peki siz neredesiniz. ?
Feng
Shui, tüm bu soruları yanıtlamaya cesaret edenler içindir. Eğer kendiniz
ile yüzleşmeyi istemiyorsanız, değişmek için şimdiden yorgunsanız, daha
düşünürken sıkılmaya başlıyor ve bu yazılara hayıflanıyorsanız, evrenin
sizin için gönderdiği harika seçenekleri de görmezden geleceksiniz.
Basit bir kırmızı koltuk, ne gerek var ki tipi bir mumluk ya da sesi
çaldıkça sizi delirten ve bir türlü değiştirilmeyen bir telefonun
hayatınızdaki yerini anlamak için, onları tercih sebeplerinize
bakmadıkça, yaşamın size açacağı yolları da göremeyeceksiniz.
Yılbaşı hediyelerinin alınma zamanı geldiği yılın bu son ayında,
sevdiklerinize ve sevmediklerinize alacağınız ve almak zorunda
kalacağınız hediyelerinizi planlarken bu bakış açısı ile onların
yaşamlarına konuk olacağınızı hatırlamalısınız. Tüm hediyeleriniz
gerekli yerlerine yerleştiklerinde onların özenle planlanmış yaşamlarına
bir etkide bulunuyor olacaksınız.
Neredeyse tüm yazılarımda, size hediye edilmiş şeyler arasında tüm
sevmediklerinizi bir kenara kaldırın ya da atın, ve sizin sevmediğiniz
kişilerden gelenleri de kullanarak bu enerjiyi çalıştırmayın diye
öneririm. Hediyelerin alınacağı bu yeni yıl döneminde bir kez daha
sevdiklerinize alacaklarınızı düşünmelisiniz.
Onların gerçekten neler sevdiklerine odaklanın. Vitrinleri onları gözü
ile görmeye çalışın. O olsa idi ne alırdı ‘ ya odaklanın.
Yılbaşı gecesi onlara götürecekleriniz ile, tüm yukarıdaki süreci
dürüstçe kendine soranların evlerine bir müdahalede bulunduğunuzu ve
onları sevindirmeyecek ya da gerekliliği gidermek için almış olduğunuz
hediyeler ile onların depolarını dolduracak yeni bir obje daha hediye
ettiğinizi unutmadan birşeyler alın.
Tüm objeler, o kişi ile sizin aranızda bir sevgi katalizörüdür. Sizi
sevgi ile hatırlayacakları bir şeyleri satın almalısınız. Emin olun,
size de düşündüğünüz zerafette ve güzellikte sevgi dolu hediyeler
gelecektir. Bir kitap ile pek çok hayat size konuk olur. Nasıl yazmak
bir sorumluluk ise, aldığınız hediyeler ile dahil olan hayatların
keyfine ortak olmak da bir sorumluluktur. Seçimleriniz tüm kaderinizi
ve bunu kabul etmeye zorlanan herkesin yaşamını değiştirir.
|